Icon
MenuMenü
Cart
Londra
Londrali Limited

Kış Tatili İçin Avrupada Gidilebilecek 10 Rüya Şehir

Kışın kayaktan başka tatil olur mu demeyin! Elbette olur. Karşınızda kış tatili için Avrupa'da gidebileceğiniz 10 şehir.

Karla, yağmurla daha bir romantikleşen, daha bir bohemleşen şehirler tanıyoruz. Bu sebeple, kış mevsiminde Avrupa'da görülmesi gereken 10 şehri sizin için seçtik.

 

Bruges – Belçika


Gönül ister, yeni yıla; şehrin ışıkları, klasik müziği ve mimarisiyle sizi alıp da orta çağa götürecek olan Bruges’te girelim. Ama en baştan belirtelim, fiyatlar cep yaksbilir.

 

Yazın da güzel bira atmosferi olan Bruges, kış aylarında daha görüleri bir şehir haline dönüşüyor.Yani ''O bohem havayı illa hissedeceğim'', ''Sıcak şarap eşliğinde kanal turu yapacağım'', ''Çan Kulesi’ne çıkıp, sevgiliye sıkı sıkı sarılıp, şehri izleyeceğim'' derseniz bu şehri kışın görmelisiniz. Adeta bir küçük Venedik de denilebilir. Bruges'i yakından tanımak için Colin Farrell ve Brendan Gleeson’un başrolünü paylaştığı ‘In Bruges‘ filmini izleyebilirsiniz.

 

Hallstatt – Avusturya

 

Fotoğraflarına baktıkça içimizin yağlarının eridiği, huzur veren bir yerdeyiz: Hallstatt. Avusturya’nın Unesco tarafından korunan küçük bir köyü. Ama ne köy! 1000’e yakın nüfusu olan bu cennet yerin sakinliğini sizi düşünün!

 

Burada doğa yürüyüşleri yapmaktan, manzaraya dalmaktan, göllerden çıkan balıkları yemekten, fotoğraf çekmekten başka yapacak bir şey yok. Zaten huzurlu bir tatil için bundan fazlasını istediğinizi düşünmüyoruz.

 

Prag – Çek Cumhuriyeti

 

Avrupa’nın gotik kraliçesini es geçer miyiz? Hiç de bile! Bizden önce de bas bas bağırdılar; ''Prag görülecekse kışın görülmeli'' diye. Parizska Caddesi’nde sıcak bir kahve içmeli, Petrin Tepesi’nden çatıları karla dolmuş şehir izlenmeli, Charles Köprüsü’nde kaygan taşlarda düşmeden yürüyebilmeli ve yine bu eski şehre tepeden bakabilmek için Astronomik Saat Kulesi’ne çıkmalı. 

 

Prag'da alışveriş, yemekler ve gece hayatı'da cabası. Unutmadan; Prag yaz aylarında bile soğuk olan bir şehir, kışını siz düşünün artık! 
 

Tallinn – Estonya

 

Kendileri Estonya’nın başkentidir ve Bruges gibi tatlı mı tatlı, surlarla ve kulelerle çevrili olan bir Orta Çağ kentidir. Hallstatt gibi burası da Unesco tarafından Dünya Mirası listesine eklenmiş.

 

Burada öyle yorulacağınız bir tatil yaşamayacaksınız. Şehre yukarıdan bakmak için Toompea Tepesi’ne çıkabilir, Arnavut kaldırımlı sokaklarında dolaşabilir, tarih kokan evlerinin önünde fotoğraf çektirebilir, miss gibi parklarında oturabilirsiniz. Vana Tallinn likörünü denemeyi de unutmayın.

 

Kopenhag – Danimarka

 

Kış deyince İskandinav ülkelerini atlamak olmaz. Bunların başında da Kopenhag geliyor tabiki. Danimarka’nın başkenti olan Kopenhag’a, festivallerin şehri de diyebiliriz. Her ay mutlaka bir festivalin olduğunu belirtelim. Bu yüzden gitmeden önce iyice bir araştırın. Belki Jazz, Irish, Bira ya da Kukla Festivali’ne rastlayabilirsiniz.

 

Nyhavn bölgesinde keyifli yürüyüşler yapabilir, kanalda tekne turuna çıkabilir, bu tur esnasında şehrin simgesi Deniz Kızı heykelini görebilirsiniz. Sabah ve öğleden sonra yapacağınız bu turlar sizi kesmezse, şehrin oldukça hareketli bir gece hayatı da var wink

 

Amsterdam – Hollanda

 

Hepimiz, kış tatili için Amsterdam’a giden bir sürü arkadaş tanıyoruz. Kışın soğuğuna çok fazla katlanamayanlardansanız sizi sanata davet ediyoruz; Rembrandt’ın evini, Amsterdam Müzesi’ni, Anne Frank’ın evini, Van Gogh Müzesi’ni ve çeşitli müzeleri ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca Heineken bira fabrikasında bira da yapabilirsiniz.

 

Soğukta bile kapalı alanlar size dar geliyorsa; Red Light District’te, Dam’da, Çin Mahallesi’nde yürümeli ve bisiklet kiralayıp sokaklarda kaybolmalı. Bir kanal turu da hiç fena olmaz! Unutmadan soğuk içinize işleyebilir, hazırlıklı olmanızda fayda var.

 

Salzburg – Avusturya

 

Avusturya’nın 4. büyük şehrindeyiz. Diğer büyük bir özelliği ise Mozart’ın doğum yeri olması. Mozart, birçok bestesini burada yapmış. Bu iki özellike de sizi ilgilendirmeyebilir, siz tabiki yapacağınız tatile bakmak isteyebilirsiniz! Ek bilgi olarak sunmak istedik.

 

Bu sebeple geçiyoruz tatil notlarına; Burada saraydan bol bir şey yok; Mirabell Sarayı, Aigen Sarayı, Arenberg Sarayı vb. Bunun dışında, Salzburg Kalesi ve Mozart’ın evi ''uğramadan dönmeyiniz başlıkları'' arasında en başta. Barok mimarinin en güzel örneklerine burada rastlayabilirsiniz. Bu sebeple bol bol yürüyüş yapabilir, bu yürüyüşleri hızlandırmak isterseniz Salzach Nehri kenarında bisiklet sürebilirsiniz.
 

Edinburgh – İskoçya

 

İskoçya’nın başkentindeyiz şimdi. Şatosuyla, sarayıyla, hayalet turlarıyla, anıt ve heykelleri ile adeta turist mıknatısı haline gelen bu şehrin hastasıyız.

 

Yine ''bunları yapmadan dönmeyin'' dediğimiz şeyler var tabiki: Hiçbir zaman fethedilmemiş Edinburgh Kalesi’ni ve Holyrood Palace’ı gezin, Museum of Scotland’ı sanat aşkına bir görün, Royal Botanic Garden’da bol ‘like’lı fotoğraflar çekin.

 

Bira geleneklerini öne çıkarmak adına şehrin her köşesinde irili ufaklı publar var. Ama İskoçya’ya gidip de viksi tatmadan, almadan dönerseniz garip kaçar. Bu sebeple The Scotch Whisky Experience’a uğramanızı tavsiye edebiliriz.

 

Stockholm – İsveç

 

Kayak merkezlerini saymazsak herhalde bu listedeki en pahalı şehir Stockholm. Gidip de aç kalmak olmaz, ona göre gitmeli smile

 

Önce Stockholm’un nabzının attığı Gamla Stan’e gitmeli. Orta Çağ’dan kalma bu bölgede hava kirliliğine karşı önlem alınmış ve bölge motorlu araçlara kapatılmış. Bol bol yürüyüş…

 

Eğer alışveriş çılgınıysanız ve şık yerlerde yiyip içmeyi seviyorsanız Östermalm bölgesine gidebilirsiniz. Burası benzetmek gerekirse biraz daha Nişantaşı'na benzetilebilir. Yok ben Beyoğlu istiyorum diyorsanız Södermalm bölgesine gidin. Burada; sokaklarda keşfe çıkabilir, birbirinden ilginç tasarımlı dükkanlara rastlayabilirsiniz.

 

Zürih – İsviçre

 

Kasvetinize kasvet eklemek için, Zürih diyoruz. Bize depresif hali bile kışın pek bir çekici gelen bu şehre ''Kusursuzluğun Başkenti'' de diyorlar. Sokakları bal dök yala. Peki bu trenleri dakik, sokakları temiz, her yeri güvenli, doğa harikası şehirde ne yapılır?

 

Şehrin gürültüsünden uzakta biraz daha huzur bulmak isterseniz, Belvoir Park size iyi gelecektir.

 

Zürih’e bir de tepeden bakayım derseniz Uetliberg’e tırmanabilirsiniz. Sanatseverler için de Kunsthaus Zürich’e gitmelisiniz. İçinde Monet’in iki tablosu ile Edvard Munch’un eserlerini de görebilirsiniz. Bir de modern sanat müzesi olarak bilinen Migros Museum’u listeye not etmeli.

 

Ne yiyilir ne içilir diye sorarsanız da pek bir şey yok. Avrupa’nın diğer ülkelerine göre akılda kalıcı lezzette yemekleri yok. Patates yemeği roşti, fondü ve sosis mideye sıkça indirilenler arasında.

 




En Son Eklenen Makaleler


Reklam

En Çok Okunan Makaleler

Reklam
Accounting Direct Plus

Nerede olursan ol Londrali.com yanında

100'den fazla cihazda hizmetinizdeyiz!