Icon
MenuMenü
Cart
Londra
Capital Move

Londra'nın Stresini 'Ücretsiz Terapilerle' Atmak Mümkün

Geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen bir araştırmaya göre Londra, dünyanın stres oranı en yüksek metropolleri arasında birinci sırada yer aldı. Araştırmaya göre, stresin ana kaynağı olarak ilk sırada ''maddi endişeler''in geldiği belirtilirken,''trafik'', ''artan yaşam giderleri'', ''insanların sabırsız tutumları'', ''yoğun çalışma saatleri'' ve ''kötü hava koşulları'' stresi artırıcı faktörler arasında gösterildi.


Hepimiz çağımızın en büyük problemlerinden biri olan stresle baş etmenin birçok yolu olduğunu biliyoruz. Ancak bahsi geçen çözüm yolları arasında hem profesyonel hem de ücretsiz hizmetlerin olduğunu birçoğumuz bilmiyoruz. Örneğin İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri’nin (NHS) hem Türkçe hem de ücretsiz verdiği terapileri bilenlerin sayısı son derece az. Oysa Londra gibi bir metropolde günlük hayatın koşuşturmacası içinde stresle baş edebilmek artık mümkün; çünkü NHS verdiği terapilerle stres, kaygı, depresyon gibi duygu halleriyle baş etmekte zorlanan Londralılara yardım ediyor.

 

Bugün çok duyulmayan bu hizmetin detaylarını sizler için öğrenmek adına NHS’te görev yapmakta olan Şeyda Said ve Yasemin Akyüz ile görüştük.

 

Merhabalar öncelikle röportajımıza hoş geldiniz. Sohbetimize başlamadan önce okuyucularımız için biraz kendinizden bahseder misiniz?

 

Yasemin Akyüz: Merhabalar, hoş bulduk. Ben Yasemin Akyüz. 11 yaşından beri, yani yaklaşık 31 senedir İngiltere’de yaşıyorum. 1997’den 2013 yılına kadar mahkemelerde, sağlık sektöründe ve adli vakalarda gerek telefondan gerekse yüz yüze olacak şekilde tercümanlık hizmeti verdim. O dönemde toplumun ihtiyaçlarını ve sorunlarını daha yakından görme fırsatı elde ettim. Zaten psikoloji eğitimi alıyordum; fakat terapi alanına geçmeyi düşünmemiştim. Psikoloji lisansımı bitirdikten sonra Asistan Psikolog olarak çalışmaya başladım.

 

Eğitimimi burada aldığım için üniversiteye girmek için önce Access kursu aldım; çünkü 13 sene sonra eğitime geri dönmüştüm. O dönemde 19 yaşındayken evlendim. 20 yaşındayken bir kızım oldu. Kendisi de psikoloji üzerine eğitim alıyor ve bu sene mezun olacak. Üniversiteyi bitirdiğimde 3 çocuk sahibi bir anneydim.

 

NHS ile 3 senedir çalışıyorum.  Burada CBT, yani Bireysel Davranış Terapi modeli ile çalışıyoruz. Aynı zamanda Counseling (Danışmanlık) eğitimi alıyorum.

 

Şeyda Said: Öncelikle hoş geldiniz. Enfield’de CBT terapisti olarak çalışıyorum. Öncesinde Yasemin gibi iki yıl kadar Psychological Wellbeing Practitioner olarak çalıştım.

 

NHS ile uzun yıllardır çalışıyorum; ama 4 yıldır Psikoloji Servisi’ndeyim. Yüksek Lisansımı Counseling Psychology (Danışmanlık Psikolojisi) üzerine yaptım. Daha sonra NHS himayesinde hizmet veren CBT’ye yöneldim.

 

Ben de 18 yıldır İngiltere’de yaşıyorum. Evliyim, henüz bir çocuğum yok; ama bir kedim var. (Gülüşmeler)

 

Fotoğraf: Röportaj konuklarımız Şeyda Said (solda) ve Yasemin Akyüz (sağda)... 

 

Verdiğiniz hizmet olan IAPT (Improving Access to Psychological Therapies)’i bize anlatabilir misiniz?

 

Y.A.: IAPT’i Psikolojik Terapiye Erişimin Artırılması Programı olarak tanımlayabiliriz. 2009 yılında Labour (İşçi) partisinin girişimiyle başladı. Başarılı olunca ulusal çapta yaygınlaştırıldı. Bugün bu hizmete her bölgede ulaşabilirsiniz.

 

Adına, kısa süreli çözüm odaklı terapi diyebiliriz. İçinde Danışman (Counselling) psikologların ve klinik psikologların bulunduğu 70 kişilik uzman bir ekibimiz var.

 

Burada verilen servislerden biraz bahsedebilir miyiz?

 

Ş.S.: “IAPT” ya da “psikoloji” deyince bazen insanların kafası karışabiliyor. Şizofreni gibi akıl hastalıkları ile ilgilendiğimizi düşünüyorlar. Oysa biz herkesin zaman zaman stresli dönemleri olabileceğini ya da kaygı duyabileceğini biliyoruz ve bunun gibi genel psikolojik sağlık problemleri üzerine onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz.

 

Danışanlarımız depresyon, kaygı ve panik gibi duygu halleriyle bize geliyorlar. Aslında bize gelen bir kişinin her ne problemi varsa, ona göre bir model kullandığımızı söyleyebilirim.

 

Servisimizde en sık depresyon ve kaygı vakalarını görüyoruz. Bunların içinde hastalık hastası olan insanlar da olabiliyor, kendinde kusur arayanlar da.

 

Travma ya da takıntı hastalığı da sık sık karşılaştığımız problemler arasında yer alıyor. Bu konularla özellikle CBT terapistleri (Cognitive Behaviour Therapist - Bilişsel Davranışçı Terapi – BDT)  ilgileniyor; çünkü onlar bu problemlerle ilgili özel eğitim alıyor. Elbette bazı problemlerin çözümü için ilaç tedavisi gerekebilir, biz bu gibi durumlarla karşılaştığımızda danışanlarımızı psikiyatristlere yönlendiriyoruz.

 

Biz IAPT terapistleri olarak Enfield bölgesinde farklı hastane ve GP’lerde çalışabiliyoruz. Hizmet ağımız Haringey’e kadar uzanabiliyor. Mesela bugün Haringey’de St Ann’s Hastanesi’ndeyiz; ama başka günler Enfield de olabiliyoruz. Ana ofisimiz St Michaels Primary Care Centre’de olmakla birlikte danışanlarımızı en çok orada kabul ediyoruz; ancak onların ihtiyaçlarına göre en yakın kliniğimiz neredeyse genelde orada tedavi imkanı sunmaya çalışıyoruz.

 

 

İngilizce ve Türkçe’nin yanı sıra başka hangi dillerde hizmet veriyorsunuz?

 

Ş.S.: Ekibimiz içerisindeki uzmanlarımız hangi dilleri konuşabiliyorsa, o dillerde hizmet veriyoruz. Bu bölgede Türkçe yaygın şekilde konuşulan bir dil olduğu için, yetkililer Türkçe hizmet verilmesini uygun gördü. Türkçe ve İngilizce’nin yanı sıra Portekizce veya Farsça gibi dillerde de hizmet veren arkadaşlarımız var. Sistem olarak; çalışanlar bulunduğumuz bölgede yaşayan etnik kökenin yoğunluğuna göre belirleniyor.

 

Yaptığımız araştırmalara göre yüz yüze olduğu gibi telefon ve internet aracılığı ile de terapi hizmeti sunuyorsunuz. İnsanların yüz yüze iletişim kurmak yerine, telefon ya da internet seçeceğini tercih etmelerinin sebepleri neler oluyor?

 

Y.A.: Öncelikle bizden yardım almak isteyen kişileri telefonda değerlendirerek servisimizin ona uygunluğuna bakıyoruz ve bu doğrultuda kişiyi kendisi için en uygun departmana yönlendiriyoruz. Danışanlarımıza sunduğumuz yüz yüze terapinin yanı sıra, grup terapisi imkânından online çalışma ortamına kadar çok çeşitli hizmet modellerimiz var.

 

Diğer hizmet modellerinin ortaya çıkmasının bir nedeni var mı?

 

Y.A.: İnsanlar çok yoğun olduklarında böyle hizmetlere zaman bulamayabiliyorlar. Bazı terapistlerimizin sabah 8’den akşam 8’e kadar çalıştıkları oluyor; fakat yine de onların çalışma saatlerine uymayabiliyor. Bazen de kişiler bir özrü olduğu ya da çekindiği için yüz yüze görüşmek istemeyebiliyor. Bilgisayar üzerinden online bir görüşme olunca, kişi evinde kalıyor ve daha sağlıklı sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Elbette yüz yüze çalışma ya da diğer yöntemlerin etkili olması en çok danışanın ne kadar istekli olduğu ile alakalı. Dolayısıyla danışan tedavi olmakta istekli olduktan sonra her türlü iletişim modeli etkili olabilir.

 

Telefon ya da internet aracılığı ile terapi hizmeti vermenin zorlukları neler oluyor? Bu esnada danışanlarınızın size güven duyarak rahatça açılmalarını nasıl sağlıyorsunuz?

 

Y.A.: Ben bu çeşitliliği seviyorum. Ancak telefonda olunca danışanı değerlendirmek için çok kısıtlı imkân oluyor. Çünkü yüz yüze görüştüğünüzde bazen danışanın beden dilinden bile birçok şeyi anlayabilirsiniz.

 

Telefon görüşmelerinde bu kolaylığa sahip olamıyoruz. Telefonun avantajı ise, rahat olmanız. Notlarınızı hemen alabiliyorsunuz. İki modelin de hem artılarının hem de eksilerinin olduğunu söyleyebilirim.

 

 

Karşınızdaki kişinin sizi daha iyi anlamasını nasıl sağlıyorsunuz? Telefondan bu işin biraz daha zor olacağını düşünüyor musunuz?

 

Ş.S.: Biz aslında telefon üzerinden çok fazla görüşme yapmıyoruz. Danışanlarımızın bize ulaşması için 5 tane adım var. İlk adım olarak GP’ye gidiyorlar. İkinci adımda GP gerekli gördüğü takdirde onları bize sevk ediyor. Bundan sonra bizimle birlikte iki adım devreye giriyor. Eğer sorunları bizim tedavi edilebileceğimiz gibiyse, ‘Guided Self Help’ dediğimiz program üzerinden ilerliyoruz. Telefon ve online hizmet de bu programın içinde yoğun olarak kullanılıyor.

 

Ancak sorunları çok daha ağır ise yüz yüze tedaviyi öneriyoruz. Akıl sağlığı problemleri gibi bizi aşan bir problem olduğunda hastaneye yatırılması gereken vakalar ortaya çıkabiliyor. Biz IAPT olarak 2. ve 3. adımda yer alıyoruz.

 

Web sitenizde bulunan bilgilere göre buradaki hizmetlerden yararlanılamayacak durumlar da söz konusu. Kimler bu hizmetlerden yararlanamaz?

 

Ş.S.: Genelde her konuda hizmet vermeye çalışıyoruz. Ama bir insanın akıl sağlığı ile ilgili bir problemi var ise, ilaç kullanması gerekebiliyor. Böyle durumlarla karşılaştığımızda onları psikiyatriye yönlendiriyoruz. Alkol ve uyuşturucu bağımlılarını da bağımlılıklarla ilgilenen servislere sevk ediyoruz. Yani kısacası bize danışıldığında, biz onlara hizmet veremesek bile, onları doğru yere sevk ediyoruz.

 

Y.A.: Çok fazla alkol ve uyuşturucu kullanan kişiler, terapilerden yeterince fayda görmüyorlar. Terapi esnasında kişinin baş edemeyeceği duygu durumları ortaya çıktığında, yine kendilerini alkole ya da uyuşturucuya verebiliyorlar. Bu nedenle sağlıklı bir terapi için bunun en asgari seviyede olması gerekiyor.

 

Psikolojik alanda yapılan birçok araştırmada, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan psikolojik sorunların kaynağının aslında çocukluğumuza dayandığı öne sürülüyor. Dolayısıyla bu konuda ebeveynlere büyük görev düşüyor. Sadece 16 yaş ve üzerindeki hastaları kabul ettiğinizi biliyoruz; ancak 16 yaşın altındaki çocukları hakkında size danışmak isteyen ebeveynlere de yardımcı oluyor musunuz?

 

Ş.S.: Danışan kişi ancak 16 yaşında ve üstünde ise bu hizmeti sunabiliyoruz. Bu durumda aileler daha küçük çocukları için endişeleniyorlarsa, CAMHS (Çocuk ve Yetişkin Ruh Sağlığı Hizmetleri) servisine başvurabilirler. Tabii ebeveynlerin kendisine de terapi verebiliriz. IAPT olarak herhangi bir yaş sınırlamamız bulunmuyor. Danışanlarımızın sadece 16 yaşından büyük olmaları onlara bu hizmeti sunmamız için yeterli olacaktır. Size şöyle bir örnek verebilirim; daha önce 92 yaşında bir danışanımız bile olmuştu.

 

 

Hizmet verdiğiniz bölgeler sadece Enfield ile mi sınırlı? Servislerinize ulaşmak için buradaki bir hastane ya da GP’ye kayıtlı olmak gerekiyor mu?

 

Ş.S.: İlk olarak GP’ye kayıtlı olmak gerekiyor. Danışanlar internet üzerinden de sevk işlemlerini kendileri yapabilir. Her bölgede, farklı dillerde bu hizmete ulaşmanız mümkün.

 

Bulunduğunuz bölge olan Enfield’i göz önüne alacak olursak, danışanlar genel olarak ne gibi problemler ile sizlere geliyor?

 

Y.A.: Daha çok kaygı bozukluğu ile geliyorlar. Bunun yanı sıra depresyon nedeniyle de çok fazla gelen oluyor. Onu panik takip ediyor. Fobiler daha az. Travma vakaları ile de karşılaştığımız oluyor.

 

Ş.S.: İnsanlar Londra’ya gelince hayatları tamamen değişiyor. Özellikle ailelerin sistemi anlamaları için zamana ihtiyaçları oluyor. Çocuklarla birlikte yaşamaları da endişelerini artırıyor.

 

Oturma izni olmadan veya öğrenci olarak buraya gelmiş bir kişi de bu tür hizmetlerden yararlanabiliyor mu?

 

Y.A.: Evet. Sevk işlemi internet üzerinden de gerçekleşebilir. En son gördüğüm danışanımın henüz oturum izni yoktu. GP’ye kayıtlı iseniz, başvurduğunuz takdirde sizi en yakın IAPT’e sevk edeceklerdir.

 

Ş.S.: Yasemin’in de söylediği gibi oturma izni olmadan ya da öğrenci vizesi ile bu hizmete başvurmak mümkün. Ancak turist vizesiyle de hizmetlerimizden faydalanabilirler mi, açıkçası ondan çok emin değilim.

 

 

Danışanların genel yaş aralığı ve cinsiyeti nedir?

Ş.S.: Genelde 40 yaş üstü ve özellikle kadın danışanlar oluyor. Sanırım erkekler duygularını kolay ifade edemiyorlar; ama erkek danışanlarımız da var. Tüm danışanlarımızı göz önüne aldığımızda 40 yaş ve üstü diyebilirim.

 

Y.A.: Özellikle bizim toplumumuzda terapiye karşı farklı bir bakış ve yaklaşım var. Uzun zaman boyunca sıkıntılarımızı biriktiriyoruz ve ancak onlar bizi hasta ettikten sonra yardım istiyoruz. Bu yüzden insanlara bize ulaşmak için geç bir yaşa kadar beklememelerini tavsiye ediyoruz.

 

Danışanların meslek gruplarını sorsak?

 

Y.A.: Bu durum bölgeden bölgeye değişiyor. Örneğin daha önce çalıştığım bir bölgede bir yazara danışmanlık yapmıştım. Şu an hizmet verdiğimiz bölge olan Enfield bölgesinde tam zamanlı çalışan farklı meslek gruplarından danışanlarımız var. Herhangi bir meslek grubunu öne çıkartmak zor. Ayrıca sosyal yardım alan kişilerin çoğunlukta olduğunu söylemek mümkün.

 

Bunun yanı sıra Konut ve Sosyal Yardımlardan (Housing & Benefit) kaynaklı stres, kaygı gibi psikolojik sorunları olan kişiler de yoğunlukla başvuruyor. Ancak ne yazık ki bizim onlara ev bulmak gibi bir yardımımız olamıyor.

 

Hepimizin günlük hayat içinde yaşadığımız sorunları oluyor. Ancak kişinin psikolojik destek almasının zamanının geldiğini anlaması için kendisine dönüp baktığında neler görmesi gerekir?

 

Y.A.: Bu çok güzel bir soru. Farklı metotlarla terapi yapıyoruz. Bu terapilerde hayatın zorlukları ile nasıl baş edileceğini gösteriyoruz. Depresyon nedir, belirtileri nelerdir? Bununla nasıl başa çıkılır? Kaygılar ve fobiler nelerdir? Panik atak anında ne yapılır, vücut nasıl reaksiyon gösterir? Tüm bu soruların cevaplarını içeren, hatta soru çözme yetisi ve hedef belirleme gibi durumları da öğreten bir programımız var. Yani danışanlarımız depresyona girmeden de servisimize gelebiliyor. Bir kişinin başı bile ağrıyorsa, sebebi kaygı ya da stres olabilir. Emin olmasa dahi, bize gelebilir. Biz onun değerlendirmesini yaparken, farklı sorular sorarak sorununu anlayabiliriz. Yani beklemesine hiç gerek yok. Vereceğimiz teknikleri öğrenmeleri hayatla daha iyi başa çıkmalarını sağlayacaktır.  Artık terapi sadece danışanla terapistin bir odada oturması değil. Çok derinlere inmeden bir çalışma yaptığımız için herkese uygun olduğunu düşünüyorum.

 

Ş.S.:  İnsan kendini de gözlemleyebilir. Mesela şöyle düşünebilir: “Ben iki yıl önce daha farklıydım. Şimdi evden dışarı çıkmıyorum, pek bir şey yapmıyorum, arkadaşlarımı görmüyorum.” Yani insan kendini gözlemleyerek de anlayabilir. Ne olursa olsun kişinin çok beklememesi yerinde olacaktır. Gelsin, ufacık bir problemi de olsa gelsin. Biz sıkıntılarına bir çözüm bulmak için buradayız.

 

 

Peki, gerekli durumlar olduğunda ilaç yazma yetkiniz var mı?

 

Ş.S.: Hayır, danışanlarımıza ilaç yazamıyoruz. Gerekli olduğunu düşünüyorsak, GP’ye sevk ediyoruz. Onlar sadece antidepresan ilaçları yazabiliyor. Konuşma terapisi için bize, yani IAPT servislerine başvurmaları gerekiyor. Ancak yazılan ilaçların kullanım prosedürlerini ve nasıl kullanılması gerektiğini biliyoruz, gerektiğinde danışanlarımıza bu bilgileri aktarıyoruz.

 

Tedavi imkânı sunduğunuz servisler dışında insanların kendi başlarına evde uygulayabilecekleri metotlar var mı?

 

Y.A.: Ruhun nefes alması önemli. Gün içinde 10 dakika da olsa mola vermek lazım. Burada her yerde park var. Doğanın içinde yürüyüş yapabilirsiniz. Kendilerini rahatlatacak yatırımlar, yeni hobiler, bilgiler veya yeni bir dil öğrenmek gibi aktiviteler olabilir.

 

Hepimiz bu süreçten geçtiğimiz için biliyoruz ki, özellikle İngiltere’de yaşayan yabancılar için vize dönemi çok önemli. Bu stresli süreci sağlıklı bir şekilde atlatmak için size başvuranlar oluyor mu?

 

Ş.S.: Bu tür problemleri olan çok fazla kişi var. Zor bir dönem; çünkü belirsizlik hat safhada. Elbette kimse bu döneme çözüm bulamaz ya da vize alacağınızın garantisini size veremez. Ancak bu dönemi en sağlıklı şekilde geçirebilmek için, ‘heyecan yönetimi’ ve ‘rahatlama teknikleri’ uygulanabilir.

 

Y.A.: Bu gibi durumlarda danışanlarımıza streslerinin nelerden kaynaklandığını anlatıyoruz, daha sonra da nasıl çözebileceklerini öğretiyoruz. Hayatlarına değer katan şeylere odaklanıyoruz. Meditasyon, Hindu teknikleri (anı yaşama) gibi rahatlama teknikleri ile ilgili çalışmalar, nefes egzersizleri yapıyoruz. Geçmiş ve geleceği bir kenara bırakarak içinde bulunduğumuz anı nasıl yaşamamız gerektiğini aktarıyoruz.

 

Uyguladığınız terapiler sonucunda % 100 tedavi mümkün mü? Tedavilere cevap verme oranı hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

 

Y.A.: Elbette bazen hastalığın ya da sorunun tekrarlanması söz konusu olabiliyor. Araştırmalar hayatında depresyon yaşamış insanların % 50’sinin bunu yeniden yaşama olasılığı olduğunu söylüyor. Ama öğrettiğimiz stratejilerle ve tekniklerle yeniden tekrarladığında bu kez belirtileri daha erken anlayıp çözüme kavuşturmaları mümkün olabilir.

 

Danışanlarımız hakikaten bir değişim istiyorsa, bizim onlara verdiğimiz materyalleri toplayıp notlar alarak yollarına devam ediyorlar. Ama hiç iyileşmeyen kronikleşmiş vakalar da olabiliyor.

 

Ş.S.: IAPT ile iyileşme oranı % 48. Bu demek oluyor ki, kullandığımız metot herkesin işine yarayacak diye bir kesinlik yok. Öyle bir garanti veremiyoruz. Tedavinin başarısı kişinin çabasına, isteğine ve doğru zamana bağlı.

 

 

Bir danışanı tedavi süresinde ne kadar sıklıkla ya da kaç defa görüyorsunuz?

 

Ş.S.: Hizmetimizdeki adımlara göre anlatacak olursam, 2. adımda 6 veya 8 seans görebiliyoruz. Adım 3’te ise 16 seansa kadar hizmet verebiliyoruz. Tabii danışanların bazen çok daha fazlasına ihtiyacı olduğu durumlar olabiliyor.

 

Hastalarınızın yaşantıları ve duyguları sizi nasıl etkiliyor?

 

Y.A.: Yaptığım işin çok kutsal bir meslek olduğunu düşünüyorum ve çok seviyorum. Öyle sorunlar dinliyorum ki, bazen kendi dertlerimin çok lüzumsuz olduğunu görüp hayata daha olumlu bakmam gerektiğini öğreniyorum. Bazen dinlediğimiz sorunlardan etkilendiğimiz, hatta içimize dert ettiklerimiz de oluyor. Eve gidiyorsunuz, o gün size gelen danışanınızı düşünüyorsunuz, onları dert ediyorsunuz. Bir insanın hayatını dinleyip, onlara yardımcı olup hayatlarını değiştirmek çok başka bir mutluluk getiriyor.

 

Ş.S.: Aslında benim cevabım da çok farklı değil. Kesinlikle yaptığım işi çok seviyorum. Zorlukları da var tabii; çünkü o insanın hayatına bağlanıyorsunuz. Örneğin bir hastam evsiz kalmıştı ve ne yapacağını bilemiyordu. Benden yardım istedi. Benim için çok zor bir dönemdi. Ne kadar yardım etmek istesek de bir noktada takılıp kalıyoruz. İşimiz gereği sınırlarımız olduğu için çaresizlik yaşıyoruz. Ama genel olarak, her gün ‘bugün iyi bir şey yaptım’ diyebildiğim için mutluyum.

 

Son olarak yaptığınız iş gereği birçok hikâyenizin olduğunu düşünüyoruz. Yaşadığınız ve unutamadığını bir iş anınız var mı?

 

Y.A.: Ben özellikle yazar olan bir danışanımla çalıştığım dönemi söyleyebilirim. Kendisiyle çok iyi bir çalışma yaptık ve hızlı yol aldık. Yazdığı bir kitabında, bana uyan bir karaktere Yasemin adını verdi. En son seansımızda ayrılırken duygu dolu anlar yaşadık. O seansa çikolata ve yazdığı kitap ile geldi. Kitabını benim için imzalarken bir de çok güzel bir not eklemişti. Ayrılırken ona elimi uzattım; ama o bana sıkıca sarıldı. Bu duyguyu tarif edemem. O anı unutacağımı düşünmüyorum. Bir gün ben de ondan izin alarak yaşadığım bütün bu süreci bir hikâyede anlatmak istiyorum.

 

Ş.S.: Ne zaman birine yardım eder ve bunun karşılığını bulursak, bu bizim için çok özel bir an oluyor. Tabii ki benim de buna benzer hikâyelerim oldu. İnsanlarda yaşanan o değişimi görmek, bizim için en mutlu andır.

 

NHS Mental Health Trust Enfield IAPT:

Pine Lodge, St Michael's Hospital, Gater Drive, Enfield, London, EN2 0JB 

Telefon : 020 8342 3012

Web Adresi: TIKLAYINIZ

 

Röportajlarımızın son bölümünde; konuklarımıza sorduğumuz eğlenceli sorulara 'hızlı'cevaplar vermelerini istiyoruz. Soruların iptali ya da cevap değiştirme gibi şanslarının olmadığını da belirtelim. Bakalım Şeyda ve Yasemin Hanım sorularımıza '3 saniyede' nasıl cevaplar vermiş?

 

7 SORU 7 CEVAP - ŞEYDA SAID

 

1) Topuklu ayakkabı mı, √ Düz ayakkabı mı?

 

2) √ Steve Jobs mu, Bill Gates mi?

 

3) Müzisyen mi olmak isterdiniz, √ Ressam mı? Neden?

 

Neden?: Sanırım fiziksel olarak daha etkileyici.

 

4) Ay’a mı yolculuk yapmak isterdiniz, √ Mars’a mı?

 

5) Bir ünlü ile bu akşam yemeğe çıkmak zorundasınız. √ Tarkan mı, David Beckham mı? Neden?

 

Neden?: Tarkan’ı dinleyerek büyüdüm. Daha çok duygusal bir bağ var.

 

6) Meksika mutfağı mı, √ Çin mi?

 

7) Bir günlüğüne İngiltere yönetiminde söz sahibi olacaksınız. √ Sağlık sistemini mi, yoksa eğitim sistemini mi değiştirirdiniz? Neden?

 

Neden?: Çünkü NHS’te çalışıyorum. (Gülüşmeler)

 

7 SORU 7 CEVAP - YASEMİN AKYÜZ

 

1) Topuklu ayakkabı mı, √ Düz ayakkabı mı?

 

2) √ Steve Jobs mu, Bill Gates mi?

 

3) √ Müzisyen mi olmak isterdiniz, ressam mı? Neden?

 

Neden?: İkisi de ruhu rahatlatıyor; ama ben müzik diyorum. Çünkü gitar çalmak istiyorum.

 

4) √ Ay’a mı yolculuk yapmak isterdiniz, Mars’a mı?

 

5) Bir ünlü ile bu akşam yemeğe çıkmak zorundasınız. √ Tarkan mı, David Beckham mı? Neden?

 

Neden?: Aynı kültürden geliyoruz.

 

6) √ Meksika mutfağı mı, Çin mi?

 

7) Bir günlüğüne İngiltere yönetiminde söz sahibi olacaksınız. √ Sağlık sistemini mi, yoksa eğitim sistemini mi değiştirirdiniz? Neden?

 

Neden?: İkisi de çok önemli; ama NHS bünyesinde çalıştığım için eksiklikleri daha net görebiliyorum.

 

Londrali.com / Copyright 2016 © Tüm Hakları Saklıdır

Röportajlarımıza siz de konuk olmak ister misiniz?
Röportaj Başvurusunda Bulun
Reklam
Smart Accidentclaims

Facebook'ta Biz

Reklam
Capital Move

Nerede olursan ol Londrali.com yanında

100'den fazla cihazda hizmetinizdeyiz!