Icon
MenuMenü
Cart
Londra
Londrali Limited

Kültür Çatışması Hayatınızda Hukuksal Engel Olmasın

Londra için ‘küçük bir dünya’ tanımını yapmak yanlış olmaz. Neredeyse hemen her ülkeden insanın gelerek bir arada yaşadığı bir şehir, Londra. Böylesine çok kültürlü bir şehirde yaşıyor olmak ilk bakışta ilginç gelse de, aslında olumsuz ya da zorlayan yanları da yok değil.


Vatanını bırakıp bu küçük dünyaya yeni bir hayat kurmak için gelmek, iyi bir iş bulmak için çaba ve zaman harcarken daha önce aklının ucundan dahi geçmeyen işlerde çalışıyor olmak, yeni bir yaşam tarzına uyum sağlamaya çalışmak; bu zorluklardan ilk akla gelenleri... Kültür çatışması da cabası...

 

"Bir müvekkilim çocuğunun ağzına biber sürdüğü için mahkemede 'çocuğa kötü muamele suçu' ile karşı karşıya kalmıştı. Oysa bizim kültürümüzde 'ağza biber sürmek' diye bir ifade vardır. O davayı kazanabilmek için hâkime, bunun bizim kültümüze ait bir davranış olduğunu ispatlamam gerekmişti” diyor Avukat Birgül Erbil...

 

Hukuk alanındaki 12 yıllık deneyimini şimdi kurucusu olduğu Erbil & Richmond Solicitors ile taçlandıran Avukat Birgül Erbil ile, uzmanlık alanları olan aile hukuku, çocuk hakları ve miras davaları üzerine hem keyifli hem de bilgilendirici bir sohbet gerçekleştirdik.

 

Merhaba Birgül Hanım, röportajımıza hoş geldiniz. Öncelikle okuyucularımız için sizi biraz tanıyabilir miyiz? Ne kadar zamandır İngiltere’de yaşıyorsunuz?

 

Ben 6 yaşındayken İngiltere’ye geldik. Bütün eğitim hayatım burada geçti. Southampton Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra, Londra’da Hukuk Fakültesi’nde eğitim aldım. Aile Hukuku alanında uzmanlığımı yaptım. Bu alanda 12 yıllık bir deneyime sahibim.

 

Anneyim, iki çocuğum var. Kızım 4, oğlum 6 yaşında. Hem aile hem de iş hayatını bir dengede tutmaya çalışıyorum. Ailem de bana destek veriyor. Zor, ama bir o kadar da keyifli.

 

 

Şu anda hem işinizi hem de hayatınızı Londra’da sürdürüyorsunuz. Sizi bu şehrin en çok mutlu eden yanları nelerdir?

 

Enerjisi ve heyecanı hoşuma gidiyor. Her zaman yapabilecek bir şey bulabiliyorsunuz. Benim burada kalabalık bir ailem var. Onlara yakın olmak benim için önemli.

 

Ayrıca her ülkeden insanın olması ve onların ferdi özgürlüklere karşı saygılı ve adaletli duruşunu seviyorum. Tüm dünya burada. Bu şehrin çok kozmopolit ve her kültürü içinde yaşatan bir yapısı var.

 

Daha önce Londra dışında başka bir şehirde yaşadınız mı? İngiltere’nin başka bir şehrinde yaşama imkânınız olsaydı nereyi seçerdiniz?

 

Şimdiye kadar hep Londra’da yaşadım. İngiltere’nin güneyinde deniz kenarına yakın ve sıcak bir şehirde yaşamak isterdim. Sanırım seçimimi üniversite eğitimimi aldığım Southampton’dan yana yapardım. Southampton aynı zamanda Titanic’in de kalkış noktası olan çok güzel bir liman şehri.

 

Boş zamanlarınızda yapmaktan en çok keyif aldığınız hobileriniz nelerdir?

 

Çocuklarım henüz küçük olduğu için çok boş vaktim olmuyor açıkçası. İşten arta kalan zamanımı onlarla geçirmeye çalışıyorum. Birlikte sosyal aktiviteler yapıyoruz. Tatile gitmek ve yeni yerler görmek beni mutlu ediyor.

 

 

Nerelere gittiniz şimdiye kadar? Türkiye’ye sık sık gidebiliyor musunuz?

 

Çok ülke gezdim, ama en çok İtalya’yı sevdim. Onun yanı sıra Küba, Meksika, ABD, Avrupa’nın birçok şehri, Afrika ülkeleri ve Karayip Adaları da gördüğüm diğer yerlerden. Türkiye’ye her yıl en az bir kez gidiyoruz.

 

Peki, hukuk alanında uzun yıllar harcayan deneyimli bir avukat olarak 'adalet' kavramının sizin için ne anlam ifade ettiğini sorsak, bize bu konuda neler söylemek istersiniz?

 

Özellikle benim uzman olduğum alan olan 'Aile Hukuku'nda insanlar için adalet ve hukukun çok daha önemli olduğunu düşünüyorum, çünkü haklarını elde edip edememeleri, yaşamlarını yakından etkiliyor. Kendilerini savunamayan insanların yanında olmak ve haklarının ne olduğu konusunda onları aydınlatmak benim için çok değerli. Bir insanın haksızlığa uğradığını ya da hakkının verilmediğini görmek beni etkiliyor. Onlar için bir fark yaratmak istiyorum.

 

Aile Hukuku alanında hizmet verdiğiniz için, sadece bir avukat değil, aynı zamanda bir psikolog gibi de görev yapıyor olmalısınız. Gerek bu stresi azaltmak gerekse özel hayatınızı etkilemesine izin vermemek için nasıl bir yöntem izliyorsunuz?

 

Çocuklarımla vakit geçirmek ve kitap okumak beni rahatlatıyor. İş bittikten sonra, evden içeri girdiğim anda o gün olanları düşünmemeye çalışıyorum. O gün içinde ne yaşamış olursam olayım, kapıdan içeri adım attığım anda o duyguyu geride bırakmalıyım ki, kendi hayatıma dönebileyim.

 

 

Sektörde 12 yılın üzerinde olan deneyiminizle Erbil & Richmond Solicitors’u kurarak yolunuza bundan sonra kendi şirketiniz ile devam etmeye karar verdiniz. Bu girişime dair bizimle neler paylaşmak istersiniz?

 

Aslında bu fikri hayata geçirmeyi hep istedim. Uzun zamandır bu alanda çalıştığım için, insanlar da artık benden kendi şirketimi kurmamı bekliyorlardı. Çocuklarımın yaşı küçük olduğu için belirli bir süre ertelemiştim. Kızım, eğitime başlayacağı için kendime daha çok zaman ayırabileceğimi ve tüm konsantrasyonumu bu işe verebileceğimi düşündüm. Dolayısıyla benim için doğru zaman gelmişti.

 

Bunca yılın ardından yola tek başına devam etme kararı verirken tereddüt ettiğiniz noktalar oldu mu?

 

Yeni bir iş, yeni bir hayat düzeni demek. Elbette çekincelerim oldu, ama hukuki açıdan kendime güvendiğim için mesleki anlamda hiçbir tedirginliğim olmadı. Kendi işimi yapmak konusunda ise, "Acaba her noktaya yetişebilecek miyim?" diye düşünmedim değil. Ama dediğim gibi, hukuksal açıdan yeterince deneyimim olduğu için kendime güveniyordum.

 

 

Erbil & Richmond Solicitors’da daha çok hangi branşlarda hizmet veriyorsunuz? Bize biraz şirketinizden ve çalışma alanlarınızdan bahsetmek ister misiniz?

 

Erbil & Richmond Solicitors, geçtiğimiz yılın aralık ayında kuruldu. Aile hukuku, çocuk davaları, aile içi şiddet ve mal-mülk davaları ile ilgileniyoruz. Bunların yanı sıra miras ve vasiyetname davaları da uzmanlık alanlarımız içerisinde yer alıyor. Şirket olarak isim değişiklikleri ve deklarasyonlar da yapıyoruz.

 

Hizmet verdiğiniz alanlardan biri olan Aile Hukuku’nda boşanmadan velayete, aile içi şiddetten çocuk haklarına kadar uzanan geniş bir yelpazede çalışmalarınızı sürdürüyorsunuz. Bu anlamda parçalanmış ya da sorunlu aileler ile de yakın bir ilişkiniz oluyor. Sizi çok etkileyen bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

 

Aslında bu alanda pek çok olay yaşadım. Özellikle taciz edilmiş çocuk davaları aklımdan çıkmıyor. Bu konuda fazla detay vermem doğru olmaz, ama babaların kendi kızlarını taciz ettiği davalarım oldu.

 

Bir başka davamı sorunuz için örnek gösterebilirim. Bu davada ben anneye koruma kararı çıkartmıştım, ancak baba çocuklarını çok sevdiğini ve onları görmek istediğini söylediği için mahkeme, ona çocuklarını görme hakkı vermişti. Daha sonrasında ne yazık ki baba, çocuğunun yanındayken onu öldürmüştü. Ölen çocuk henüz 4 yaşındaydı. Hatta daha sonra babanın anneyi arayıp, gelip çocuğunun cesedini almasını söylediğini öğrendim. Bu olayın ardından babaya ömür boyu hapis cezası verildi. Beni çok etkileyen ve çok üzücü bir vakaydı.

 

Gerçekten de çok üzücü. Peki, iş yaşamınızda sizi mutlu eden, gururlandıran bir anınızı bizimle paylaşmanızı istesek...

 

Bir süre önce bir düğüne gittim ve bir müvekkilimle karşılaştım. Bu kişinin 8 yıl önce avukatlığını yapmıştım. Kendisi Türkiye vatandaşı idi ve yabancı uyruklu eşinden bir oğlu vardı. Eski eşi, yani oğlunun annesi çocuğunu ona göstermiyordu. Mahkemeye başvurduk ve paylaşmalı velayet hakkı kazandık. Düğüne gittiğimde o çocuğun kocaman bir delikanlı olduğunu gördüm. Babasının yanındaydı. Her tatilde beraber Türkiye’ye gittiklerini söylediler. Müvekkilimin oğlu Türkçe konuşuyordu ve babasına çok düşkündü. O kadar mutlu oldum ki... Ben o dönemde onlara yardım edemesem, bu baba ile oğlun bugün böyle bir ilişkisi olamayacaktı. Gurur duyduğum anlardan biriydi.

 

Türkiye’den buraya gelmiş, henüz Londra’ya adapte olamamış, ancak aile içinde fiziksel ya da duygusal şiddet gören kadınları, burada yaşayan toplumumuz içinde nasıl bir yerde görüyorsunuz?

 

Günümüzde eskisi kadar yoğun bir sayıda olduklarını düşünmüyorum. Çünkü artık internete erişimleri daha kolay. Medya ve televizyondan da bilgi alabiliyorlar. Dolayısıyla insanlar haklarının ne olduğunu ve nasıl aramaları gerektiğini daha iyi biliyorlar. Şiddet gördüğü halde kimseye söylemeyip kurumlara bildirmeyen insanların sayısı ise daha çok. Çalışan kadın bile şiddet gördüğünde bunu söylemekten çekiniyor. Aslında sadece kadınlar da değil, erkekler de şiddet görüyor ve bunu saklıyorlar.

 

Londra’da hukuk alanında çalışmak isteyen gençlerin nasıl bir yol izlemesi gerekiyor?

 

Öncelikle hukuk okumalarını tavsiye ederim, ama başka bir bölümden mezun oldularsa da, onlar için özel kurslar bulunuyor. Çalışma deneyimlerinin olması çok önemli. Hem iyi bir yere gelmek hem de iş dünyasını görüp öğrenmeleri açısından deneyim kazanmalarını tavsiye ederim. En önemlisi de, kendilerinde o ışığı görüyorlarsa ve seviyorlarsa bu mesleği yapmalılar. İsteyerek ve severek yapıyorlarsa kesinlikle başarılı olacaklardır. Ben işimi severek ve tutkuyla yapıyorum.

 

 

Önümüzdeki süreç için planlarınız neler?

 

Londra’daki toplumumuza kendi dilinde hizmet verecek aile ve miras hukuku avukatlarının sayısı parmakla gösterilecek kadar az. Bu nedenle sesimi olabildiğince daha çok insana duyurmak, şirket olarak büyüyerek daha çok insana yardım edebilmek istiyorum.

 

Şubeleşmeyi düşünüyor musunuz? 10 sene sonra şirketinizi nerede görüyorsunuz?

 

Elbette şirketimizin daha da büyümesini ve şubeleşmesini isterim, ama toplumumuz tarafından alanında tam anlamıyla güvenilir bir firma ve başarılı bir avukat olarak bilinmeyi tercih ederim. İnsanların beni işinde iyi bir profesyonel olarak tanımaları benim için çok daha önemli.

 

Röportajımızı bitirmeden önce biraz da klasikleşmiş olan bir soru sormak istiyoruz. Sizce insanlar Erbil & Richmond Solicitors’ı neden seçmeliler? Sizi diğer hukuk firmalarından ayıran özellikleriniz nelerdir?

 

Özel ve değerli bir alanda hizmet veriyoruz ve hizmet verdiğimiz bu alanda tecrübeliyiz. Alanında çok tecrübeli ve iyi bir avukat olmam müvekkillerimize en doğru savunmayı yapmamızı sağlıyor. Ayrıca özel haklarını en iyi şekilde korumamız ve savunmamız bize olan güvenlerini artırıyor. Müvekkillerimiz tarafından devamlı tavsiye edilmemiz de farkımızı ortaya koyuyor.

 

Son olarak Londralı okuyucularına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

 

Derginiz aracılığıyla buradan herkese sevgilerimi gönderiyorum. Hukuki konularda bilgilenmek için mutlaka bir avukata danışmalarını ve danıştıkları avukatlarını seçerken özen göstermelerini tavsiye ediyorum.

 

Erbil & Richmond Solicitors:

Telefon : 020 3865 3394

Email: info@erbilrichmond.co.uk

Web Adresi: TIKLAYINIZ

 

 

Röportajlarımızın son bölümünde; konuklarımıza sorduğumuz eğlenceli sorulara 'hızlı' cevaplar vermelerini istiyoruz. Soruların iptali ya da cevap değiştirme gibi şanslarının olmadığını da belirtelim. Bakalım Birgül Hanım sorularımıza '3 saniyede' nasıl cevaplar vermiş? 

 

1) √ İtalya mı, Fransa mı?

 

2) Guardian mı, √ Independent mi?

 

3) Yağmurlu bir Londra akşamında pencerenin önünde oturup kahve içmek mi, √ güneşli bir Bodrum gününde soğuk bir şeyler içmek mi?

 

4) Avrupa Birliği’nden çıkmak mı, √ Avrupa Birliği’nde kalmak mı?

 

5) Şu anda yaptığınız mesleği bırakıp bir bakanlığa atamanız yapılacak. √ Sağlık Bakanı mı, Ekonomi Bakanı mı olurdunuz? Neden?

 

Neden?: Sağlığın daha önemli olduğunu düşündüğüm için sağlık alanında bir fark yaratabilmek isterdim.

 

6) Ömür boyu tek tarz bir müzik dinleyeceksiniz. Arabesk mi, √ metal müzik mi?

 

7) Çok sevdiğiniz bir kişinin ölüm döşeğinde olduğunu ve son anlarını yaşadığını öğrendiniz. Ancak o sırada çok önemli ve sizi kariyer anlamında çok yukarılara taşıyacak bir davaya yetişmeniz gerekiyor. Davaya gittiğiniz takdirde o kişiye yetişemeyebilirsiniz. √ Sevdiğiniz kişiyi görmeye mi gidersiniz, davanıza mı?

 

Londrali.com / Copyright 2017 © Tüm Hakları Saklıdır

Röportajlarımıza siz de konuk olmak ister misiniz?
Röportaj Başvurusunda Bulun
Reklam
ABS London

Facebook'ta Biz

Reklam

Nerede olursan ol Londrali.com yanında

100'den fazla cihazda hizmetinizdeyiz!