Icon
MenuMenü
Cart
Londra
İlhan Şeşen Live In London

İngiltere’de Ev Sahibi Olmak Zor Ama İmkânsız Değil

Pek çoğumuzun İngiltere’ye adım attığı ve yüksek kira fiyatları ile yüzleştiği andan itibaren kurduğu bir hayal varsa, o da burada bir ev sahibi olabilmek... Ancak ister satılık isterse kiralık olsun, İngiltere’de her geçen gün artan ev fiyatları önce hayalleri, sonra da cebimizi yakmaya devam ediyor.


İki yıl sonra Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılacak olması, konut piyasasını belirsizliğe sürüklerken, hepimizin aklından aynı soru geçiyor: “Gerçekten İngiltere’de bir ev sahibi olmak zor mu?” Biz de Londralı olarak bu soruyu uzmanlarına sormak istedik ve Mortgage World’den Ozan Osman ve Eray Tezbaşar ile mortgage sektörü ve İngiltere’deki konut piyasası üzerine aydınlatıcı bir sohbet gerçekleştirdik.

 

Peki, ya sorumuzun cevabı? Evet, İngiltere’de ev sahibi olmak zor; ama imkânsız değil!

 

Röportajımıza hoş geldiniz. Öncelikle okuyucularımız için sizleri biraz tanıyabilir miyiz? Ne kadar zamandır İngilte­re’de yaşıyorsunuz?

 

Eray Tezbaşar: 1990 yılında Londra’da doğdum ve büyüdüm. Annem bura­lı, babam ise Kıbrıslı. Üniversitede medya üzerine eğitim aldım, ama son 2-3 yıldır mortgage üzerine çalışmalar yapıyorum.

 

Ozan Osman: Ben de 1975 yılında burada doğdum. Aslında 10-15 yıl­dır sektörün içindeydim, ama son 2 yıldır tamamen mortgage alanına yöneldim. Ondan önce danışmanlık hizmeti veriyor­dum. Şu anda Mortgage World ile çalışmalarımızı sürdürüyo­ruz. Bir oğlum var.

 

Londra’da yaşıyor olmanın sizi en çok mutlu eden yanları nelerdir?

 

O.O.: Aslında öyle bir yanı var mı, bilmiyorum. Burayı pek sev­diğimi söyleyemem. Havasını, şartlarını ve vergi sistemini pek sevmiyorum, ama alıştım. Yatırımlarımızı burada yaptık. Dola­yısıyla burada yaşamaya devam ediyorum.

 

E.T.: Ben de Ozan Bey gibi düşünüyorum. İş olanakları yüksek olan bir şehir, ama iş dışında pek bir şey yapmaya vaktimiz olmuyor. Ev ve iş arasında geçen rutin bir hayat var.

 

O.O.: Tatile çıktığımızda vakit çok güzel geçiyor. Çünkü işe git­miyoruz. (Gülüşmeler)

 

İmkânınız olsaydı nerede yaşamak isterdiniz?

 

O.O.: Amerika olabilirdi. İş olanakları, geliri, vergisi, temizliği, havası ile bambaşka bir ülke... Bir gün böyle bir değişik yapa­rak orada yaşamak isterdim, ama oğlum burada. Onu bırakıp hiçbir yere gidemem.

 

E.T: Kuzenim İstanbul’da yaşıyor. Bu nedenle bazen onları görmek için İstanbul’a gidiyorum. Orada yapacak daha çok şey var. Londra dışında bir yer seçecek olsam; İstanbul, Dubai ya da Amerika olabilirdi. Oralarda sosyal hayatın daha yoğun olduğunu düşünüyorum.

 

 

Londra’da yaz aylarında yapmaktan en çok keyif aldığınız aktiviteler nelerdir? İş dışında kalan zamanlarda daha çok neler yapmaktan hoşlanırsınız?

 

E.T.: İşten arda kalan zamanlarda fırsat buldukça, haftada 2-3 kez futbol oynuyorum. Ozan bey de sık sık spora gider.

 

O.O.: Kanada’da ve Amerika’da her sitenin içinde büyük park­lar var. Bu parkların içinde voleybol, badminton sahası, futbol alanı, masa tenisi, havuzlar, yürüyüş parkurları gibi seçenekler bulunuyor. Oraya gittiğiniz zaman hem spor yapabiliyorsunuz hem de dolaşabiliyorsunuz. Ancak burada aktivite alanları bi­raz daha sınırlı.

 

E.T.: Üstelik oralarda hava daha güzel olduğu için bu tür akti­vitelere daha çok zaman ayırabilirsiniz. Burası hemen her gün yağmurlu. (Gülüşmeler)

 

Birbirinizle tanışma hikâyenizi öğrenebilir miyiz? Mortgage World kurulmadan önce de tanışıy or muydunuz?

 

E.T.: Mortgage World’de birlikte çalışmaya başlamadan önce ortak arkadaşlarımız aracılığıyla tanışmıştık, ancak farklı fir­malarda çalışıyorduk. 2-3 senedir birbirimizi tanıyoruz.

 

O.O.: Zamanla karakterlerimizin ve kafalarımızın uyuştuğunu fark ettik ve birlikte çalışmaya karar verdik.

 

Ozan bey, siz yıllardır sektörün içindeydiniz. Peki, mortgage alanına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

 

O.O.: Ev almayı planlıyordum. Hangi mortgage kredisini, hangi bankadan, ne kadar depozitoyla, hangi faizle ve ne gibi şartlar­la alacağımı kendim belirlerken bütün işi öğrendim ve ben de yapmaya karar verdim. Gerekli sınavları tamamladım, kaydımı yaptırdım ve başladım.

 

Mortgage World’un hizmetleri hakkında bilgi verir misiniz?

 

O.O.: İster kiralamak isterse de içinde yaşamak için ev almak isteyenlere mortgage kredisi konusunda yardımcı oluyoruz. Belediye evi almak isteyenlere ve arsa alıp inşaat yapmayı dü­şünenlere de kredi alıyoruz. Bunun yanı sıra hali hazırda kre­disi devam eden kişilerin, daha düşük faizli mortgage kredisi­ne geçmelerini sağlıyoruz. Aynı zamanda hayat sigortası ve mortgage sigortası da yapıyoruz.

 

Biraz da Mortgage World ekibinden bahsedebilir miyiz? Ekip içerisinde nasıl bir görev dağılımına sahipsiniz?

 

E.T.: Biz hep birlikte bir takım halinde çalışıyoruz. Görev dağılı­mını müşterinin ihtiyacına göre oluşturuyoruz. Örneğin 15 tane dosyamız varsa, onları eşit şekilde aramızda paylaşırız. Zaman zaman birbirimize yardımcı da oluruz.

 

 

İngiltere’de genel olarak evlerin pahalılığından dert yanılı­yor. Sektörün içinden kişiler olarak sizlere sormak istiyoruz: İngiltere’de ev sahibi olmak ne kadar zor?

 

E.T. : Geliriniz yoksa çok zor, çünkü şu anda evlerin fiyatları gerçekten çok yüksek. İnsanlar senede ortalama 25 Bin Sterlin kazanıyorlar. Bununla faturalarını ve kiralarını ödüyorlar, yaşam giderleri için harcamalar yapıyorlar. Ev almak istiyorlarsa, tüm bunlara ek olarak depozito için para biriktirmeleri gerekiyor. Bu nedenle zor, ama imkânsız değil.

 

O.O.: Alacağınız evin değerinin’u kadar depozito ödemeniz gerekiyor, ama gelirinizin de kalan mortgage miktarını ödeyebi­lecek nitelikte olması önemli. Dolayısıyla ortalama değerde bir ev alabilmek için bile iyi bir gelire sahip olmak lazım.

 

Zaman zaman ev fiyatlarının düşeceği ile ilgili haberler çıkı­yor. Sizce böyle bir ihtimal olabilir mi?

 

O.O.: Fiyatların düşmesi için, arzın yüksek olması gerekli. Ama öyle bir durum yok. Eskiden acentelerde 20-30 tane satılık ev olurdu. Şimdi ancak bir-iki tane var. Bolluk yoksa, düşüş de ol­maz. Brexit nedeniyle elbette -15 civarında hafif bir düşüş yaşandı. 210 Bin Sterline satılan evler, şimdi 190 Bin Sterline satılıyor. Ama 450 Bin Sterlinlik evler, 380 Bin Sterline düşmedi. Dolayısıyla fiyatların düşmesi gibi bir durum söz konusu değil.

 

E.T.: Şu anda bir belirsizlik hakim. Baktığınız zaman ev fiyatla­rının düşmesi, bir durgunluk yaşanması bekleniyor. Ama Brexit nedeniyle insanları korkutmaya çalıştıklarını düşünüyorum.

 

Ev sahibi olmak isteyen bir kişi mortgage kredisine başvur­mak için size geldiğinde, hangi koşulları yerine getiriyor ol­ması gerekiyor?

 

O.O.: Çalışıyor ve vergi ödüyor olmalı. Başkasının yanında çalışıyor­sa en az 6 ay, kendi işini yapıyorsa da bir senedir çalışıyor olması önemli. Verdiği verginin miktarı da alacağı evin değerine göre de­ğişir. Örneğin 400 Bin Sterlinlik bir ev için, 40 Bin Sterlin depozito ödemesi ve senede 80 Bin Sterlin kazanması gerekiyor. Ayrıca ödeyeceği depozitonun kaynağını da gösterebilmesi çok önemli.

 

 

Bir evin değerini hangi ö zellikleri belirler?

 

O.O.: Büyüklüğü, oda sayısı, ne zaman yapıldığı önemlidir. Me­sela 1920’li yıllarda yapılan evlerin ön kısmı ve pencereleri düz­dür. Belediye evlerine benzer ve küçük olur. Dolayısıyla onların değeri çok yüksek olmaz.

 

E.T.: Posta kodu da çok önemlidir. EN3 bölgesinde bir ev 400 Bin Sterlin iken, Southgate’de aynı ev 700 Bin Sterlin olabilir. Evin konumu da fiyatı üzerinde çok etkili oluyor.

 

Size gelen müşterileriniz daha çok hangi bölgelerden ev sa­tın almak istiyorlar?

 

E.T.: Bize gelenler daha çok Edmonton ve Enfield bölgelerin­deki evleri tercih ediyorlar.

 

Mortgage kredisi almak isteyenler, sabit faizli veya değiş­tirilebilir faizli olmak üzere iki seçenekten birini tercih ede­biliyorlar. Bu faiz türlerinin her birinin ne gibi avantajları ve dezavantajları bulunuyor?

 

O.O.: Sabit ödemeli faizlerde, bitene kadar hep aynı miktarı ödemeleri gerekiyor. Faizler yükselse de, düşse de bu durum onların ödemelerine yansımıyor ve taksitler hep sabit kalıyor. Bu kredi türü, bütçelerini en başından ona göre ayarlamaları­na imkân veriyor. Ama faiz konusunda serbest olmak isteyen­ler de oluyor. Onlar da değiştirilebilir faizli mortgage kredisi alıyorlar. Ama faizler %3 yükseldiği takdirde, 600 Sterlinlik taksitler, ayda 1200 Sterline çıkabiliyor. Dolayısıyla bu durum kimi zaman ödeme zorluğu yaratabiliyor. Bazen insanlar evle­rini satmak zorunda bile kalabiliyor.

 

Ev sahibi olmak isteyen, ancak bunun için depozito ödemek istemeyen alıcılar için de peşinatsız ev alma imkânı müm­kün müdür? Eğer değilse en az ne kadar bir oranda peşinat ödemeleri gerekiyor?

 

E.T.: Depozito oranı, alacakları evde yaşayacak ya da kiraya verecek olmalarına göre değişiyor. Eğer danışanlarımız ala­cakları evde yaşamayı planlıyorlarsa %5–10; kiraya verecek­lerse de en az oranında depozito ödemeliler. Bu konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse; 400 Bin Sterlinlik bir ev dü­şünelim. Bu evi satın alarak içinde yaşamayı planlıyorsanız, 40 Bin Sterlin, kiraya vermeyi düşünüyorsanız 60 Bin Sterlin depozito ödemelisiniz. Bu paranın kaynağını da banka dokü­manlarında gösterebilmeniz lazım.

 

 

Türkiye’den bir kişi burada ev almak isterse, onun nasıl bir yol izlemesi gerekiyor?

 

E.T.: Elbette onlara da yardımcı oluyoruz. Ancak yatırım amaçlı ev alacakları için, ödeyecekleri faiz daha yüksek olu­yor. Onların %30 oranında depozito ödemesi gerekli. Faizleri de %4,5-5’ten başlıyor.

 

Mortgage kredisi alan bir kişi, bir süre sonra geliri ile ilgili problem yaşadığı ve kredisini ödemekte zorlandığı takdirde nasıl bir süreç işliyor?

 

E.T.: Morgage sigortası yapıyoruz. Böylelikle işini kaybettiğin­de ya da hastalanıp çalışamaz duruma geldiğinde, yaptığımız sigorta sayesinde mortgage kredileri ödenmeye devam edi­yor. Biz de müşterilerimize bu sigortayı öneriyoruz. Çün­kü yaptırmadıkları takdirde, sonrasında ödemede sıkıntı yaşarlarsa büyük sorunlar çıkabilir. Eğer ödemelerini 6 ay boyunca aksatırlar­sa, banka evi geri alma hakkında sahiptir. Çünkü o ev kredi ile alındığı için, kredi bitene kadar, aslında size değil, ban­kaya ait.

 

O.O.: Krediyi ödeyememe durumun­da, ikinci ay sizi bankaya çağıran bir mektup gelir. Bankaya gidip durumu­nuzu anlattığınızda, orada size bir çö­züm yolu bulmaya çalışırlar. Örneğin, iki sene boyunca taksitlerin yarısını ödemeniz teklif edilir. İki sene sonra to­parlandığınızda, o süre boyunca ödeme­diğiniz miktar kalan senenin üzerine eklenir. Yani banka aslında her türlü kolaylığı sağlıyor. Ama taksitleri ödemediğiniz halde, bankayı aramazsa­nız o zaman tabiri caizse gözünüzün yaşına bakmıyorlar. Çün­kü bankalar da size o parayı vermek için Merkez Bankası’na borçlanıyor ve siz ona ödemeseniz bile, banka o parayı Merkez Bankası’na ödemek zorunda kalıyor.

 

Toparlayacak olursak, Mortgage kredisine başvurmak iste­yenlere ve özellikle gençlere tavsiyeleriniz neler olabilir?

 

O.O.: Çalışın, verginizi ödeyin, paranızı biriktirin. Bunun dışında müşterilerimizden her zaman istediğimiz bir şey vardır ki, o da bize karşı her şeyi açık bir şekilde söylemeleri. Bize durumlarını net bir şekilde anlatmalılar ki, biz de ona göre tavsiyelerde bulu­nabilelim ve yol haritamızı doğru bir şekilde çizelim.

 

E.T.: İnsanlar genelde fazla vergi ödemekten korkuyorlar. Ama bu ülkede vergi ödemediğiniz takdirde hiçbir şey yapamazsınız. İleriye doğru bir adım atmak istiyorsanız, vergi ödemeniz gerekiyor. Bu nedenle vergi ödemekten korkmasın­lar. Çalışıp her ay kenara para koyabilirlerse, ev almak imkânsız değil.

 

O.O.: Mortgage kredisine ne kadar er­ken yaşta başlarlarsa, onlar için o ka­dar iyi olur. Çünkü 65 yaşından sonra bu imkân ortadan kalkıyor. Emekli­liğe girdikleri anda banka, taksitleri nasıl ödeyeceklerini bilemeyeceği için kredi vermiyor.

 

 

Son olarak Londralı okuyucularına ilet­mek istediğiniz bir mesajınız var mı?

 

O.O.: Mortgage kredisine başvurmak is­teyenler için, ücretsiz danışmanlık hizmeti veriyoruz. Herkese yardımcı olmak için elimiz­den geleni yapıyoruz. Geçmişte ödemede sıkıntı yaşamış, hatta kara listeye girmiş olsalar dahi, onları düzeltip mortgage almalarını sağlıyoruz. Çekinmeden gelip du­rumlarını bizimle paylaşabilirler.

 

E.T.: Biz insanlara yardımcı olmak için buradayız. Belki bugün geldiklerinde mortgage almak için gerekli şartları yerine getire­miyor olabilirler, ama onlara tavsiyelerde bulunarak koşulları­nın geliştirmelerini sağlayıp 6 ay sonra o krediyi almalarına yar­dımcı olabiliriz.

 

Mortgage World UK:

Telefon : 020 3887 1117

Email: info@mortgageworlduk.com

Web Adresi: TIKLAYINIZ

Şirket Profili (Mavi Sayfalar): TIKLAYINIZ

 

 

Röportajlarımızın son bölümünde; konuklarımıza sorduğumuz eğlenceli sorulara 'hızlı' cevaplar vermelerini istiyoruz. Soruların iptali ya da cevap değiştirme gibi şanslarının olmadığını da belirtelim. Bakalım Eray Bey ve Ozan Bey sorularımıza '3 saniyede' nasıl cevaplar vermişler?

 

1) Beşiktaş mı, √ Galatasaray mı?

 

2) √ Şehir içinde havuzlu bir villada mı yaşamak isterdiniz, yoksa şehir dışında doğanın içinde bir kulübede mi?

 

Neden?: Şehir hayatını daha çok seviyorum.

 

3) Vin Diesel mi, √ Jason Statham mı?

 

4) Bundan sonraki 3 yılınızı kapalı bir odada geçirmek zorundasınız. Bu süreç içinde günde bir saat telefonla konuşma hakkınızın olmasını mı, yoksa √ sınırsız internet hakkınızın olmasını mı isterdiniz?

 

5) Barclays mi, √ Lloyds mu?

 

6) √ En sevdiğiniz restoranda ömür boyu ücretsiz akşam yemeği mi, yoksa en sevdiğiniz cafeden ömür boyu ücretsiz kahvaltı mı almak isterdiniz?

 

7) Zaman makinesini icat ettiniz, ama sadece bir kere kullanma hakkınız bulunuyor. 500 yıl sonrasına mı, yoksa √ 500 yıl öncesine mi gitmek isterdiniz?

 

Neden?: Filmlerde görüyoruz, ama yine de eskiden insanların nasıl yaşadığını çok merak ediyorum.

 

 

1) Beşiktaş mı, √ Galatasaray mı?

 

2) √ Şehir içinde havuzlu bir villada mı yaşamak isterdiniz, yoksa şehir dışında doğanın içinde bir kulübede mi?

 

Neden?: İşe yakın olsun diye. Eve döndükten sonra havuza girerim.

 

3) √ Vin Diesel mi, Jason Statham mı?

 

4) Bundan sonraki 3 yılınızı kapalı bir odada geçirmek zorundasınız. Bu süreç içinde günde bir saat telefonla konuşma hakkınızın olmasını mı, yoksa √ sınırsız internet hakkınızın olmasını mı isterdiniz?

 

5) √ Barclays mi, Lloyds mu?

 

6) √ En sevdiğiniz restoranda ömür boyu ücretsiz akşam yemeği mi, yoksa en sevdiğiniz cafeden ömür boyu ücretsiz kahvaltı mı almak isterdiniz?

 

7) Zaman makinesini icat ettiniz, ama sadece bir kere kullanma hakkınız bulunuyor. 500 yıl sonrasına mı, yoksa √ 500 yıl öncesine mi gitmek isterdiniz?

 

Neden?: Eski zamanlar daha saf ve temizdi. Arkadaşlıklar da daha güzeldi. 500 sene sonrasını bilemeyiz.

 

Londrali.com / Copyright 2017 © Tüm Hakları Saklıdır

Röportajlarımıza siz de konuk olmak ister misiniz?
Röportaj Başvurusunda Bulun
Reklam
Tcca

Facebook'ta Biz

Reklam
İlhan Şeşen Live In London

Nerede olursan ol Londrali.com yanında

100'den fazla cihazda hizmetinizdeyiz!