Icon
MenuMenü
Cart
Londra
Londrali Limited

İngiltere'nin Olmazsa Olmazı: İmar ve Ruhsat İzinleri

Ortalama her insanın beyninden günde 65 bin düşünce geçiyor. Bu düşüncelerin %95’i bir önceki gün aklından geçenlerle büyük ölçüde aynı oluyor. Bunlar genellikle günlük yaşamın alışkanlığı içinde akıldan geçen istemsiz, kontrol dışı, her zamanki düşünceler oluyor.


Peki ya beynin %5’lik dilimde ürettikleri?

 

Ada Group’tan Bektaş Uzun "Hepimizin fikirleri var, ama sadece bunları faaliyete geçirenler yollarına devam edebiliyor." diyor ve ekliyor, “Başlamadığınız ve fikirlerinizi düşüncede bıraktığınız takdirde, sizin hayallerinizi hep başkaları gerçekleştirecektir."

 

O da hayalleri ve fikirleriyle geldi Londra’ya. Yolu Ada Group ile kesişen Bektaş Uzun, imar izni ve ruhsat başvurusu konularında neredeyse 5 yıldan fazla bir süre boyunca bilgi ve tecrübeye sahip oldu. Elbette çalışarak, hayallerinin ve fikirlerinin peşinden giderek...

 

"Çok çalışırsanız ve emek verirseniz karşılığını alırsınız. Risk almanız gerekiyor. Bir yerden başlamak önemli. Ben de öyle yaptım." diyen Bektaş Uzun ile Londra’daki yaşamı ve Ada Group çatısı altında sürdürdüğü çalışmaları üzerine hem bilgilendirici hem de keyifli bir röportaj yaptık.

 

Bektaş Bey röportajımıza hoş geldiniz. Sohbetimize öncelikle sizi tanıyarak başlayabilir miyiz?

 

Sizler de hoş geldiniz. Ben 1981 yılında Kayseri’de doğdum. Aslen Malatyalıyım. Ama biraz İzmirli, biraz da Londralı olduğumu söyleyebilirim. Üniversite eğitimimi İzmir’de tamamladım. Ege Üniversitesi’nde Gıda Mühendisliği bölümünden 2007 yılında mezun oldum. Ardından dil eğitimi için Londra’ya geldim. 2008’de Türkiye’ye döndüm. 2012 yılında tekrar gelerek Ada Group’a dahil oldum ve halen burada çalışmalarıma devam ediyorum.

 

Yaz dönemi artık geride kaldı. Pek çok sektörde yeni sezonun yoğunluğunun devam etmekte olduğu bu günlere geçmeden önce yaz mevsimi sorsak... Sizin için nasıl geçti, tatil yapma fırsatı bulabildiniz mi?

 

Yaz dönemi oldukça yoğun geçti. Bu nedenle eylül ayına kadar tatil yapma fırsatı yakalayamadım. Şirket olarak ana yoğunluğumuz işletme ruhsatları ile imar izinleri üzerine. Normalde yaz döneminde herkes tatile gittiği için bu alanlarda bir durulma yaşanır, ama tam aksine bu sene yoğun geçti. Hatta nefes alamadım, diyebilirim. Ada Group olarak uzun süreli, iyi ilişkiler geliştirdiğimiz bir müşteri kitlemiz var. İnsanlar daha çok referansla bize geliyorlar. Dolayısıyla bu yoğunluğun yaptığımız doğru işlerin bir neticesi olduğunu ve artarak devam edeceğini düşünüyorum.

 

 

İş dışındaki zamanlarınızda, Londra’da neler yapmaktan hoşlanırsınız? Vazgeçemediğiniz bir hobiniz var mı?

 

İş yoğunluğundan dolayı sosyal hayatıma yeterince zaman ayıramıyorum açıkcası. 1,5 yaşında bir kız çocuğu babasıyım. Boş zamanlarımı kızımla ve ailemle geçirmeyi tercih ediyorum. Fırsat buldukça kendimizi en yakın parka atıyoruz. Benim için çok keyifli zamanlar oluyor. Ondan kalan zamanlarda da arkadaşlarımla buluşuyorum veya sinemaya gidiyorum.

 

Londra’ya ilk olarak üniversiteden sonra geldiğinizden bahsetmiştiniz. Buraya geliş hikâyenizi sizden öğrenebilir miyiz?

 

Türkiye’de üniversite okumuş pek çok mezun gibi benim de amacım dil eğitimi almak ve yüksek lisans yapmaktı. O zaman nişanlıydım ve planlarımız tamamen Türkiye’de yaşamaya yönelikti. Yüksek lisans yapamadım, ancak dil eğitimimi tamamladım ve Türkiye’ye döndükten sonra askerlik sürecinin ardından iş hayatına atıldım. Ancak Türkiye’deki sosyoekonomik ve siyasi durum nedeniyle tekrar yurt dışına açılmayı düşündüm ve eşimle birlikte karar vererek Londra’ya yerleştik.

 

Londra sizin için nasıl bir anlam ifade ediyor?

 

Çok kültürlü bir şehir... Bu çok kültürlülüğün insanları kendine çektiğini düşünüyorum. Yaşamaktan mutluluk duyulan bir şehir, Londra. Yeşil alanlarının fazlalığı da beni çok mutlu ediyor. Parkları, insanlara nefes aldırıyor. Ayrıca insanların birbirine olan saygısı da çok önemli. Herkes birbirini sevmek zorunda değil, ama birbirlerine saygı göstermeleri gerektiğini biliyorlar. Bu da insana güven veriyor.

 

 

Peki, sevmediğiniz bir yanı var mı?

 

Bu soruya, ‘havası’ cevabını vermemi bekliyor olabilirsiniz, ama ben tam tersini söyleyeceğim. En çok sevdiğim yanlarından biri havası. Ben sıcak ortamları çok sevmiyorum. Yazlarını da burada geçirenler için ideal bir havası olduğunu düşünüyorum.

 

Yoğun ve stresli bir iş yaşantınız olduğunu tahmin ediyoruz. Moral ve motivasyonunuzu yüksek tutmak adına uyguladığınız özel yöntemler var mıdır?

 

Bazen yoğunluk nedeniyle motivasyonumu kaybedebiliyorum. Böyle zamanlarda, en büyük moral kaynağım kızım oluyor. O bana çok ayrı bir mutluluk ve moral veriyor. Onunla zaman geçirmek ve onu düşünmek beni motive ediyor. Hayata farklı bir gözle bakmamı sağlıyor.

 

Kızınızın dünyaya gelmesi hayata bakışınızı nasıl değiştirdi?

 

Baştan sona her şeyi değiştirdi. Sorumluluklarım ve geleceğe yönelik kaygılarım arttı. Daha önce iki kişilik düşünürken, şimdi üç kişilik düşünmeye başladım. Bunlar güzel değişiklikler... İyi ki baba olmuşum.

 

 

Yolunuz Ada Group ile nasıl kesişti? Ne kadar zamandır Ada Group ile çalışmalarınızı sürdürüyorsunuz?

 

2012 yılından beri Ada Group ile birlikte çalışıyorum. Üniversitede aldığım gıda mühendisliği eğitimi Ada Group ile çalışmama vesile oldu. Ada Group çatısı altında imar izinleri ve ruhsat başvurularının yanı sıra gıda güvenliği eğitimleri de veriyoruz. Ben de gıda güvenliği eğitimleri vermek üzere bu şirkete dahil oldum. Ardından ortaklık süreci gelişti.

 

Ada Group ile çalışmaya başladığınız ilk döneme dair neler söylemek istersiniz? Nasıl bir süreçti?

 

Ada Group’a dahil olduğumda, içinde bulunduğum sektörle ilgili hiçbir bilgim yoktu. Gıda mühendisliği üzerine eğitim almıştım, ama bu işin sadece bir parçasıydı. Bu nedenle benim için ikinci bir üniversite gibi oldu. Belki 8-10 yılda edineceğim bilgi ve tecrübeyi kısa bir süre içinde kazandım. Çünkü çok yoğun bir şekilde çalıştım. Çok çalışırsanız ve emek verirseniz karşılığını alırsınız. Risk almanız gerekiyor. Bir yerden başlamak önemli. Ben de öyle yaptım.

 

Ada Group çatısı altında, lisans işlemleri ve planlama uygulamaları alanında Londralılara hizmet veriyorsunuz. Hizmet alanlarınız hakkında neler söylemek istersiniz?

 

Aslında iki şirketimiz var. Biri seyahat acentesi, diğeri imar izinleri ve ruhsat başvuruları üzerine. Ancak %80 odaklandığımız iş kolu, imar izinleri ve ruhsat başvuruları. Kafe, restoran, takeaway, off licence ya da diğer iş kollarındaki işletme sahiplerinin imar izin ve işletme ruhsatlarının başvurularını yapıyoruz.  Ev ve iş yerlerinin iç ve dış dizayn projeleri ve bunlarla ilgili belediye başvurularını üstleniyoruz. Bununla birlikte lease plan, 3d dizayn gibi her türlü teknik çizim hizmeti de veriyoruz. Alkol satışı yapmak için gerekli olan iş yeri ruhsatının alınması konusunda yardımcı oluyoruz. Alkol ruhsatı gerektiren iş yerlerinde muhakkak bir yönetici (supervisor) bulunması ve onun da kişisel alkol satış ruhsatı sahibi olması gerekiyor. Buna paralel olarak kişisel alkol satış ruhsatı eğitimlerini veriyoruz. Ayrıca iş yeri ruhsatı transfer başvurularını da yapmaktayız. 

 

 

Biraz da ekibiniz hakkında bilgi verir misiniz?

 

Profesyonel bir ekiple çalışıyoruz. İmar izinleri ve teknik çizimler için birlikte çalıştığımız mimar arkadaşlarımız var. İmar izinleri için de 20 yıllık deneyime sahip, hali hazırda başka belediyelere de hizmet veren bir danışmanımız bulunuyor. Bütün başvurularımızı birlikte değerlendirip yürütüyoruz. Bu da başarı oranımızı artırıyor. Ada Group’un bu başarısının altında çalışmalarımızı profesyonel bir ekiple yürütüyor olmamız yatıyor.

 

Yeni açılan bir işletme lisans başvurusu yaparken nelere dikkat etmeli, hangi koşulları yerine getiriyor olmalı?

 

Öncelikle bir ön araştırma yapmalarını tavsiye ediyorum. Örneğin restoran açmak ve alkol servisi yapmak isteyen bir müşterimizi ele alalım. Alkol lisansına başvurmadan önce iş yerinin gerekli yasal izinlerinin olup olmadığını, açılış kapanış saatlerini ve ayrıca alkol satışı, sıcak yiyecek içecek servisiyle ilgili herhangi bir kısıtlamanın bulunup bulunmadığını kontrol ettirmeleri çok önemlidir. Bu konularda bizim gibi bir danışmanlık firmasından veya avukatlarından yardım alabilirler.

 

Peki, süpermarketler alkol satışı yapabilmeleri için nasıl bir yol izlemeliler?

 

Onlarda genellikle imar izni şartı aranmıyor, ama yerleşim planının önceden kararlaştırılmış olması önemli. Örneğin alkol rafları ve diğer ünitelerin bulunacağı alanların belirlenmiş ve bir iş yeri planının çizilmiş olması lazım. Biraz önce bahsettiğim gibi bir iş yeri yöneticisi (supervisor) olması gerekiyor. Bu kişi de kişisel alkol satış ruhsatı (personal licence) almış olmalı. Tüm bunların tamamlanmasının ardından alkol satışı için başvuru yapabiliriz.

 

 

Süpermarketlerin 18 yaşın altındaki müşterilerine alkol satışı yapmaları kanunen yasak. Böyle bir durumda nasıl bir cezai işlem uygulanıyor?

 

Çok güzel bir soru sordunuz, çünkü bu sorunla çok sık karşılaşıyoruz. Off licence ve süpermarketlerde hem 18 yaşın altındaki çocuklara alkol satışı yapılması hem de kaçak alkol ve sigara ile ilgili sorunlar yaşanabiliyor. Yakın zamanda yapılan bir değişiklikle birlikte bu gibi suçların cezaları ciddi oranda artırıldı. Eskiden 20 Bin Sterline kadar olan para cezası, şimdi sınırsız bir hale getirildi. Ayrıca izinsiz yapılan satışlara hapis cezası da verilebiliyor. Aynı zamanda iş yeri sahiplerinin işletme ruhsatlarının iptaline kadar giden bir süreç söz konusu.  Ek olarak kişisel alkol ruhsatları da iptal oluyor. Bu nedenle çok dikkatli olmalarını öneriyorum.

 

Bu gibi kararlara itiraz etme hakkı bulunuyor mu?

 

Elbette her durum kendi içinde bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Kişinin kendi hatası olabilir veya başkasından kaynaklı bir hata yaşanabilir. Bu gibi durumların değerlendirilmesi için savunma hakkı veriliyor. Bu gibi dosyalarda birlikte çalıştığımız deneyimli avukatlarımız bulunuyor.

 

İşletme ruhsatı alma sürecinde müşterileriniz daha çok ne gibi zorluklarla karşılaşıyorlar? Bu zorlukları aşmaları adına onlara hangi önerilerde bulunuyorsunuz?

 

Bazı bölgelerde alkollü işletme sayısının fazlalığından dolayı yeni ruhsat almak ya da olan ruhsatların saatlerinin uzatılması zorlaştırıldı. Temel olarak alkollü içecek satışı yapan işletmelerin sayısının fazlalığı ve bunlardan kaynaklı sorunlardan dolayı bazı yerler, yüksek yoğunluklu özel bölge içerisine alınıyor ve bu gibi yerlerde alkol satışı için çeşitli kısıtlamalar uygulanıyor. Örneğin gece geç saatlere kadar alkol satmak için başvuru yapmak isteniyorsa ve bu işletme yüksek yoğunluklu bir bölgede bulunuyorsa, bu başvuru muhtemelen kabul edilmeyecektir. Bu nedenle her gelen dosyayı kabul etmiyoruz. Çünkü belediye o bölgeye özel bir yönetmelik çıkardıysa, orada belli bir saatten sonra alkol satışına izin verilmeyecektir. Bu gibi saat kısıtlamaları olan bölgelerde, o saatin dışında alkol satmak için başvuru yapmanın hiçbir anlamı yoktur. Bu nedenle başvuru öncesinde kabul edilebilir saatleri belirleyip ona göre hareket etmek önemli.

 

Bir işletmenin başvuru sürecinde yalan veya yanlış beyanda bulunması durumunda ne gibi cezalar veriliyor?

 

Eskiden başvuru sahiplerinden pasaport kopyaları ve çalışma izinleri olduğuna dair bir belge istenmiyordu. Bu bilgileri sadece beyan etmeleri yeterliydi. Ancak yeni başvurularda işletme ruhsatı sahipleri ve yöneticilerin çalışma izninin olduğunu kanıtlaması ve pasaportunu ruhsatlandırma makamına bildirmesi gerekiyor. Bunlara aykırı bir durum söz konusu olursa, hapis ve para cezaları söz konusu. Bu nedenle başvuru sahiplerinin yalan veya yanlış bir beyanda bulunmamalarını öneriyorum.

 

 

Bir başvuru reddedildiğinde nasıl bir süreç işliyor?

 

İş yeri ruhsatı başvurularında, 28 günlük bir değerlendirme süreci yaşanıyor. Bu süreçte aynı başvuru belediyelerin farklı departmanlarına gönderilerek ayrı ayrı inceleniyor. Her departman kendi kriterine göre dosyayı değerlendiriyor. Örneğin polis departmanı, o bölgedeki suç oranına, planlama departmanı imar iznine, yangın departmanı, yangın ile ilgili alınan önlemlere bakarak karar veriyor. Bu değerlendirmenin sonunda her departman bir takım koşulların yerine getirilmesini istiyor. Biz prensip olarak müşterilerimizi zorlamayacak şekilde bu koşullar üzerinde anlaşmaya çalışıyoruz. Anlaşamama durumunda belediye meclis kurulu toplanıyor ve bir karar veriliyor. O karar olumsuz olduğu takdirde, itiraz süreci başlıyor. O günden itibaren 21 günlük bir süre içinde itiraz edilebiliyor.

 

İmar başvurularında işleyiş nasıl oluyor?

 

İmar izni başvurularında 8 haftalık bir değerlendirme süreci yaşanıyor, ama bazen bu sürenin aşıldığı kimi istisnai durumlar da oluyor. Olumsuz bir karar çıktığı takdirde, Bristol’daki müfettişlik makamına başvurmak için 6 aylık bir itiraz hakkı süresi tanınıyor. Orada bağımsız bir müfettiş başvurunun doğru değerlendirilip değerlendirilmediğini kontrol ederek bir karar veriyor ve onun verdiği karar genelde nihai karar oluyor.

 

Londra’da evinize yapacağınız hemen her değişiklik için, içinde bulunduğunuz belediyeden izin almanız gerekiyor. Bu açıdan imar ruhsatı nasıl bir öneme sahip?

 

Gerek iş yeri gerek ev olsun dış görünüşle ilgili yapılacak en küçük değişiklikte bile, belediyeye imar izni başvurusu yapılması gerekiyor. Birçok iş yeri ve ev sahibi izinsiz bir şekilde ya da yeterince bilgisi olmadığı için bu başvuruları ihmal edebiliyor, ancak yapacakları her türlü değişiklik izne tabidir. Biz de bu değişikliklerin izinlerini almalarını tavsiye ediyoruz. 

 

Ada Group olarak lisans işlemleri için eğitim hizmeti de veriyorsunuz. Bu alanda yaptığınız çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

 

Kişisel alkol ruhsatı için eğitimler veriyoruz. Kursiyerlerimiz bir günlük bir kursun sonunda çoktan seçmeli sınava tabi oluyorlar. Başarılı adayların sertifikaları belediyeye gönderiliyor ve onaylanıyor. Buna ek olarak, gıda güvenliği eğitimi de veriyoruz. Restoran, takeaway ve kafe gibi gıda servisi yapan işletmelerin mutfak personelinin gıda güvenliği sertifikası ya da halk arasında söylendiği adıyla hijyen sertifikası alması gerekiyor. Bu da bir günlük bir eğitimin sonunda elde edilebiliyor.

 

 

Önümüzdeki süreç için şirket olarak planlarınız nelerdir?

 

1,5 yıldır yeni ofisimizde hizmet vermekteyiz. Önümüzdeki süreçte şirketimizi hem ekip hem de servislerimiz açısından büyütme sürecine götürmeyi planlıyoruz. Şu anda bu konu ile ilgili çalışmalarımız sürüyor.

 

Avrupa ve dünya ekonomisine önemli katkılarda bulunan Londra, özellikle genç girişimcilere birçok olanak sunuyor. Siz de genç ve başarılı bir girişimci olarak kendi işini kurmak isteyen genç arkadaşlara ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

 

Cesaretli olmalılar, kabuklarını kırmaları gerekiyor. Her işin bir riski vardır. Bu risk alınmadan başarıya ulaşılmıyor. Çok fazla zaman kaybetmesinler. Hepimizin fikirleri var, ama sadece bunları faaliyete geçirenler yollarına devam edebiliyorlar. Başlamadığınız ve fikirlerinizi düşüncede bıraktığınız takdirde, sizin hayallerinizi hep başkaları gerçekleştirecektir.

 

Son olarak Londralı Magazin okuyucularına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

 

İşletmelerinin ruhsat ve imar izinleri ile ilgili her konuda bize ulaşabilirler. Bu konuda ücretsiz danışmanlık hizmeti veriyoruz. Onlara yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. Herkese sevgiler, selamlar...

 

Ada Group:

Telefon : 0207 193 83 93

Email: info@adagroup.org.uk

Web Adresi: TIKLAYINIZ

Şirket Profili (Mavi Sayfalar): TIKLAYINIZ

 

 

Röportajlarımızın son bölümünde; konuklarımıza sorduğumuz eğlenceli sorulara 'hızlı' cevaplar vermelerini istiyoruz. Soruların iptali ya da cevap değiştirme gibi şanslarının olmadığını da belirtelim. Bakalım Bektaş Bey sorularımıza '3 saniyede' nasıl cevaplar vermişler?

 

1) √ Halil Sezai mi, Sertab Erener mi?

 

2) √ Tiyatro mu, müzikal mi? Neden?

Tiyatro, bir nevi canlı sinema... Bana daha çok keyif veriyor.

 

3) İki yetenekten birini seçmeniz gerekseydi, çok lezzetli yemekler yapan bir aşçının yeteneklerine mi sahip olmak isterdiniz, yoksa √ her türlü tamirattan anlayan bir ustanın yeteneklerine mi?

 

Neden?: Ona daha yatkın olduğumu düşünüyorum.

 

4) √ Çin mutfağı mı, Hint mutfağı mı?

 

5) Çalıştığınız işyerinde patronunuz gelip, işe en son alınan arkadaşınızı çıkarmayı düşündüğünü ya da √ herkesin günde 2 saat fazla çalışması gerektiğini söyledi. Hangisini tercih edersiniz?

 

En azından işler düzelene kadar... (Gülüşmeler)

 

6)  √ Sınırsız pizza mı, sınırsız lahmacun mu?

 

7) Askerliğinizin bitmesine 3 gün var. Ailesinin sevgilinizi yarın zorla evlendireceğini öğrendiniz. Ancak komutanınız oraya gitmeniz için izin vermedi. İzinsiz giderseniz sevgiliniz evlenmeyecek, ama askerliğiniz uzayacak ve ceza alacaksınız. √ Sevgilinizin yanına mı gidersiniz, askerliğinizin bitmesini mi beklersiniz?

 

Londrali.com / Copyright 2017 © Tüm Hakları Saklıdır

Röportajlarımıza siz de konuk olmak ister misiniz?
Röportaj Başvurusunda Bulun
Reklam
ABS London

Facebook'ta Biz

Reklam

Nerede olursan ol Londrali.com yanında

100'den fazla cihazda hizmetinizdeyiz!