Icon
MenuMenü
Cart
Londra
Londrali Limited

Güzelliğinize 'Posh' Bir Dokunuş

Güzellik sadece dış görünüş ile ilgili bir kavram gibi görünse de, aslında içeride başlayan bir olgudur.


Sağlıklı bir hayat tarzı ve pozitif bir bakış açısı ile harmanlanmış güzellik, aynı zamanda kaliteli bir yaşamın da kapısını açar.

 

Günümüzde güzellik ve kişisel bakım gibi kavramlar, daha çok kadınlara özgü gibi dursa da, erkekler için de oldukça önemli. Artık erkekler de kişisel bakımlarına özen göstererek, bu konuda kadınlarla âdeta bir yarış içerisine girebiliyorlar.

 

Londra’da herhangi bir cadde üzerinde sadece 15 dakika yürü düğünüzde, karşınıza pek çok güzellik salonu veya bu alanda hizmet vermekte olan klinik çıkıyor. Bu kadar çok seçeneğin arasından ise, iş kendiniz için en doğrusunu bulmaya kalıyor.

 

Posh Clinic’ten Deniz Şengül, “Müşterilerimize İngiltere’de bir güzellik salona gitmeden önce, orada çalışan kişilerin diplomalarını kontrol etmelerini tavsiye ediyorum.” diyor ve ekliyor: “Ne kadar çok sertifikanız olursa, tecrübeniz de o kadar çok ortaya çıkar ve müşteri size o kadar çok güvenir.”

 

Deniz ve Ayşegül Şengül çifti, yıllardır Londra’da güzellik sektö­ründe elde ettikleri deneyimlerini, şimdi Posh Clinic adı altında müşterilerine sunuyorlar. Londra’nın güneyindeki Croydon’da açılmış çiçeği burnunda bir klinik olan Posh Clinic’in sahipleri Deniz ve Ayşegül Şengül ile, güzellik ve kişisel bakım uygulama­ları üzerine konuştuk.

 

Öncelikle röportajımıza hoş geldiniz. Sohbetimize sizi kısa­ca tanıyarak başlayabilir miyiz?

 

D.Ş.: 2004 yılında eşimle birlikte Ankara Anlaşması yaparak Londra’ya geldim. Daha öncesinde İstanbul’da yaşıyordum ve bir yolcu gemisinde garsonluk yapıyordum. Turizm otelci­lik eğitimi aldım. Ailem ise güzellik sektöründeydi. Ben de bu alanda çalışmak ve kendi iş yerimi açarak çevremizdeki genç­lere bir meslek kazandırmak istedim.

 

Londra’ya geldiğiniz zaman, ilk süreçte neler yaptınız? O günlere dair neler söylemek istersiniz?

 

D.Ş.: Bu süreçte ben de, eşim de çeşitli yerlerde çalıştık. Ben bir süre tercümanlık yaptım. İngilizce, Almanca ve Rusça bili­yorum. Turizm sektöründe eğitim almış ve çalışmış olduğum için insan ilişkilerim iyiydi. Bu da ticaret konusundaki şansımı daha da artırdı. Güzellik sektörünün sadece bayanlar özelinde değil, erkekler açısından da ilerlemekte olduğunu gördüm ve çalışmalarıma bu yönde ağırlık verdim.

 

Londra sizin için nasıl bir anlam ifade ediyor? Dünyanın her yerinde icra edebileceğiniz bir mesleğiniz olmasına rağmen, sizi Londra’ya çeken sebepler neler diye sorsak...

 

D.Ş.: Londra’yı tercih etmemin en büyük sebebi dili ve kültü­rel zenginliği idi. Tüm dünyayı gezdiğimde gördüm ki, Londra, Türkçe konuşan insanların yoğun olduğu şehirlerden bir tane­si. İlk geldiğim yer, Croydon oldu. Güneye indikçe, havası gibi, insanlarının da daha sıcak olduğunu fark ettim. Bu bölgeyi sevdim ve burada kaldım.

 

 

Londra’yı, daha önce hiç ziyaret etmemiş ve hakkında hiçbir bil­gisi olmayan birine burası ile ilgili tavsiyeleriniz neler olurdu?

 

D.Ş.: Gelmeden önce buranın kültürünü öğrenmesini söyler­dim. Özellikle İngilizce bilmesi çok önemli. Bu ülkede çalışma­dığınız sürece ekonomik anlamda ayakta kalmanız mümkün değil. Dolayısıyla buraya gelmeden önce iyice araştırma yap­maya ve insanlarla iletişim kurma ya özen göstermeliler.

 

Güney Londra, diğer bölgelere kıyasla daha sakin bir atmos­fere sahip. Bu anlamda kuzey ile güney arasında da tatlı bir rekabet yok değil. Siz bu iki bölge arasındaki farkı nasıl de­ğerlendiriyorsunuz?

 

D.Ş.: Kullanılan dil aynı. İnsanlarımız burada da, kuzeyde de Türkçe olarak iletişim kuruyor. Ancak şöyle bir fark olduğunu söyleyebilirim: Nasıl güneye indikçe hava ısınırsa, insanların ilişkilerinde de bir ısınma oluyor. Kuzey Londra’da da bulun­dum. Ancak kuzey bana daha karışık geliyor.

 

Çalışmadığınız zamanlarda Londra’da yapmaktan en çok keyif aldığınız aktivite ve gitmekten en çok keyif aldığınız yer nedir?

 

D.Ş.: Londra’nın merkezine gezintiler yapmayı çok seviyorum. Vakit buldukça gitmeye çalışıyorum. Ancak son dönemde hem çocuklar hem de iş nedeniyle pek vakit bulduğum söyle­nemez. Artık eskisi kadar kitap bile okuyamıyorum. Şu anda kendimi daha çok işime veriyorum. Hafta sonlarında da eşim ve çocuklarımla olmaya çalışıyorum. Vakit yaratabildiğimiz zamanlarda birlikte akşam yemeğine çıkıyoruz veya sinema­ya, tiyatroya gidiyoruz.

 

 

Posh Clinic için ‘çiçeği burnunda’ bir merkez diyebilir mi­yiz? Açılalı henüz çok uzun bir süre olmadı, ancak siz sek­törde oldukça eski ve deneyimlisiniz. Posh Clinic serüveni­ni başlatmaya nasıl karar verdiniz?

 

D.Ş.: Zamanı gelince kendi yerimizi açmak istiyorduk, ama acele etmedik. Bu süreçte gerekli belgeleri ve diplomaları aldık. Çeşitli yerlerde çalışarak kendimizi geliştirdik. Çok araştırdık, tüm bu araştırmalarımızın sonucunda bir maki­neden emin olduk ve onu aldık. İlk olarak evimize yakın bir kuaförün bir odasını kiralayarak çalışmaya başladık. Zamanla müşterilerimiz bizi tanıdı ve güvendi. 1,5–2 sene sonra ken­di iş yerimizi açmanın zamanı gelmişti. Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezi olan Westfield’ın burada açılması, Türkçe konuşan nüfusun yoğunluğu ve müşterilerimiz tarafından bu­rada tanınmış olmamız gibi sebepler sonucunda iş yerimizi Croydon’da açmaya karar verdik. Londra’nın her bölgesinde bir piyasa araştırması yaptık. Kullanılan makineleri ve verdik­leri sonuçları inceledik. Klinik olduğumuz için kuaförlük hiz­metini ekleyemedik. Bu nedenle güzellik ve lazer alanlarında en iyi hizmeti sunmak istedik. Genellikle güzellik salonları en fazla iki-üç odalı olurken, bizim altı odamız bulunuyor. İlk ola­rak lazer alanında çalışmaya başladık. Ancak diğer alanlarda­ki eğitimlerimize de devam ettik. Şu anda başta lazer olmak üzere pek çok alanda müşterilerimize hizmet veriyoruz.

 

Lazer hizmetine ek olarak, müşterilerinize başka ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

 

A.Ş.: Mezoterapi, PRP, dermapen, kavitasyon, radyo frekans gibi tedavi yöntemlerimiz de mevcut. Ayrıca ağda ve tırnak alanlarında da hizmetlerimiz var. Botoks uygulamamızı dok­torumuz gerçekleştiriyor. Doktorumuz burada PRP alanında eğitim de veriyor.

 

D.Ş: Fiyatlarımız da müşterilerimize çok cazip geliyor. Yeni açıldığımız için çok uygun fiyatlarla hizmet veriyoruz. Üstelik bizim kullandığımız makine, hem medikal hem de ağrısız. Çok etkili sonuçlar sağlıyor.

 

 

Lazer epilasyon tedavisi için sektörde birbirinden farklı mar­kalar ve makineler öne çıkıyor. Okuyucularımızı bilinçlendir­mek adına bu makineler hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

 

D.Ş.: Müşterilerimize İngiltere’de bir güzellik salonuna gitmeden önce, orada çalışan kişilerin diplomalarını kontrol etmelerini tavsiye ediyorum. Birkaç sene öncesine kadar insanlar sertifi­kasız olarak bu makineleri kullanabiliyorlardı. Son iki senedir belediyenin daha sıkı takibi ile bu durum değişmiş olsa da, kişinin tecrübesine ve makine ayarlarını doğru yapmasına dikkat edilmeli. Piyasada çok pahalı olmasına karşın, işlevsiz makineler var. Çünkü bu makineleri kullanan kişiler, ayarları doğru yapamadıkları zaman etki sağlanamıyor. Bu ayarların doğru yapılması ve çalışanların bu alanda kendilerini geliştir­meleri çok önemli. Lazer epilasyon bir sağlık hizmetidir. Bilgi­siz kişilerin yapabileceği bir iş değildir. Önemli olan bilgi sahi­bi olmasıdır, aksi halde sokaktan geçen herhangi bir insan da öğrenip atış tuşuna basabilir.

 

A.Ş.: Çünkü herkesin cilt ve kıl yapısı aynı değil. Dolayısıyla herkese uygun tek bir ayar olamaz. Burada çalışan kişinin tec­rübesi ortaya çıkıyor.

 

Posh Clinic olarak sizin kullandığınız makine ne gibi özel­liklere sahip?

 

D.Ş.: Bizim makinemiz, İtalya’da üretilmiş. Üretici firma olduk­ça eski ve köklü. Sürekli servis sağlayabiliyorlar ve her konu­da yanımızdalar. İnsanlar makinemizi gördükleri zaman, “Çok pahalı bir makineniz olduğunu duymuştuk, ama çok küçük­müş” diyorlar. Ancak teknoloji hızla ilerliyor. iPhone telefonlar da eskiden çok büyüktü, ama şimdi giderek küçülüyorlar. 6-7 sene boyunca lazer yaptıran insanlar var. Bizim makinemizin bir özelliği de radyasyon olmaması. Birçok makinede ne yazık ki radyasyon var. Ayrıca ütüleme sistemi bulunuyor. -7 dere­cede soğutma sistemi bulunmasından kaynaklı olarak, ağrı ve yanma hissi vermiyor.

 

A.Ş.: Her cilt tipine uygun. Güneş sonrası dahi uygulanabiliyor. Seanslarımız da diğer makinelere oranla daha kısa sürüyor. 6 seans, hatta 4 seansta bile bittiği olabiliyor. Yaş ilerledikçe seans sayısı daha da düşüyor. Bu nedenle müşterilerimiz çok memnun. Küçük bir odadan 6 odalı bir salona geçmemizin sebebi, makinemizin sonuçlarının çok iyi olması. Kaliteye çok önem veriyoruz.

 

 

Kliniğinizdeki lazer epilasyon uygulamalarından kimler ya­rarlanabilir? Bu tedaviyi almak için herhangi bir sağlık soru­nu, yaş ya da cinsiyet kısıtlaması var mı?

 

D.Ş.: Normalde 18 yaşın altındaki kişilere lazer epilasyon yapıla­mıyor. Biz makinemiz sayesinde yasal olarak bu yaşı 16’ya çektik. Şu anda Londra’da 16 yaşındakilere yapabilen başka kimse yok.

 

A.Ş.: Hatta makinemiz hamileler için de güvenli, ama yasa gereği yapamıyoruz. Diyabet ve kalp hastalığı bulunan kişilerin, bizden tedavi almaları için GP’den izin kağıdı getirmeleri gerekiyor. An­tibiyotik alındığı zaman da bir hafta boyunca lazer yapmıyoruz.

 

Lazer epilasyona başlamadan önce ve aynı şekilde tüm se­ansları tamamladıktan sonra nelere dikkat edilmeli?

 

A.Ş.: Lazer seansı sonrası banyo yapmamaları gerekiyor. Çün­kü vücuda su veya sabun değerse reaksiyon oluşabilir. Bir gün önce ve sonrasında müşterilerime spor salonuna gitmemeleri­ni söylüyorum. Vücut ısı alırsa lazer ışığı ile de vücuda ısı gire­ceği için reaksiyon gösterebiliyor. Lazer seansları tamamlan­dıktan sonra ağda ya da epilasyon cihazı kullanmamaları ve kıl köklerini canlandırmamaları gerek. Sadece jilet kullanmalılar.

 

Lazer epilasyonda genelde 6 seanslık paketler sunuluyor. Bu sürenin yeterli gelmediği durumlar oluyor mu? Böyle bir durumda müşterilerinize ne gibi imkânlar sunuyorsunuz?

 

A.Ş.: Biz kadınlara 6 seanslık, erkeklere ise 8 seanslık paketler sunuyoruz. Çünkü erkeklerin kıl hücreleri daha canlı olduğu için seansları daha çok oluyor. Kimisininki 6 seansa kadar bitmiş oluyor, bazıları da hormon bozukluğu varsa ya da gençse 6 se­anstan sonra devam edebiliyor. Gerekli durumlarda yeniden bir paket sunuyoruz. Ancak pakete ihtiyaç yoksa, birkaç ek seans alabiliyorlar. İlk seanslar 4 haftada bir oluyor, ancak bizim kul­landığımız makinede sonraki seanslar için 3 ayda bir gelenler bile oluyor. Kişi 4-6 ayda bir geliyorsa, zaten bitmiş demektir. Bizde birkaç seanstan sonra bu süre birkaç aya çıkıyor.

 

Sizce insanlar hizmet alacakları salonu seçerken nelere dik­kat etmeliler?

 

D.Ş.: Ne kadar çok sertifikanız olursa, tecrübeniz ortaya çıkar ve müşteri size o kadar çok güvenir. Tedavi alacakları salon­daki sertifikalara mutlaka bakmalılar. Biz de sertifikalarımızı müşterilerimizin görmesi için resepsiyonumuza astık. Ancak yer olmadığı için sadece yarısını koyabildik.

 

A.Ş.: Kalite çok önemli. Müşterilerimiz bize güveniyor. Bize hangi makineyi kullandığımızı sormuyorlar, çünkü onlar için en doğrusunu araştırıp bulacağımızı biliyorlar. Biz eşimle sü­rekli fuarlara, eğitimlere katılırız. Her firmanın prosedürü fark­lıdır ve eğitim hiç bitmez.

 

 

Biraz da müşterilerinizden bahsedecek olursak; Posh Clinic kimlere hitap ediyor?

 

D.Ş.: Hem erkek hem de bayan müşterilerimiz var. 16 yaşından 60 yaşına kadar her meslek grubundan ya da öğrenci müşteri­lerimiz var. Genelde erkeklerimiz biraz utangaçlar. Bana gelen erkek müşteriler, bir bayandan hizmet aldıkları zaman utan­dıklarını söylüyorlar. Dolayısıyla hem erkek olmam hem de onlarla aynı anadili konuşuyor olmam, kendilerini daha rahat hissettiriyor. Kuzey Londra’da Türkçe konuşan bir erkeğin bu işi yaptığını henüz görmedim. Doncaster’dan Brigton’a, hatta Kuzey Londra’ya kadar müşterilerimiz var. Lazer salonunda çalışıyor olmasına karşın, bize gelen müşterilerimiz bile olu­yor. Kanada, Fransa ve İtalya’dan da gelenler var. Londra’ya geldikçe lazer yaptırıyorlar.

 

Biraz önce eğitim de verdiğinizden bahsettiniz. Ona değine­cek olursak, neler söylemek istersiniz?

 

D.Ş.: Bünyemizde PRP eğitimleri veriliyor. Bu alanda bir firma ile anlaştık. Doktorlarımız ile birlikte bu firmadaki kişilere eği­tim veriyoruz. Yani eğitim verecek kişiler bizden eğitim alıyor. Ancak ileride bir okul açmayı planlıyoruz.

 

Lazer dışında başka hangi alanlarda tedaviler sunuyorsunuz?

 

A.Ş.: Anti aging, face lifting gibi uygulamalarımız bulunuyor. Bunları hem lazer başlığı hem de radyo frekans makinesiyle de yapabiliyo­ruz. Mezoterapi, iğneli tedavi, PRP ve dermapen uygulamalarımız da var. Der­mapen için bir dermatolog doktorun geliştirmiş olduğu Nanopore maki­nemizle saniyede 1500 delik açarak cildin altına girebiliyoruz. Normalde bu süreçte uyuşturucu krem kulla­nılır, ancak bizim cihazımız ağrısız olduğu için öyle bir ihtiyaç olmuyor. Cilt o delikleri kapatmak için kolajen­lerini devreye sokuyor ve cilt yenileni­yor. Leke, kırışıklar, akne tedavilerinde çok etkili bir makine. Mezoterapide iğne­lerle cilde vitaminler enjekte ediyoruz. Böl­gesel zayıflamada da etkili oluyor. PRP’de ise, müşterilerimize kendi kanları içindeki beyaz hücrele­ri enjekte ediyoruz. Bu trombositlerin içinde vitaminler, mine­raller bulunuyor. Göz morluklarına, kırışıklara, lekelere iyi geli­yor. PRP için, ‘kendi kendine cildi onarma yöntemi’ diyebiliriz. Cildin altındaki hasar neyse onu doğal yöntemlerle onarıyor.

 

 

Cilt hangi yaşlardan itibaren yaşlanmaya başlar? Hangi yaş­lardan sonra hangi uygulamayı yaptırmak gerekiyor?

 

A.Ş.: Kimisinin 25-30 yaşında da cildi çökmüş olabilir, çünkü çok kuru bir cilttir, nem almamıştır, asidi yok olmuştur. Bu cildin tedavi edilmesi gerekir. Kimisinin cildinde yağ normal düzeydedir, 30-40 yaşlarında ihtiyaç duymaya başlar. Ama or­talama 30 yaşından sonra cilde bir takım tedaviler yapılması gerekebilir. Evde kullanılması gereken ürünler de çok önemli. Cildi temizlemek; tunik, nemlendirici ve güneş kremi kullan­mak gerek. Hava yağmurlu olsa dahi güneş kremi sürmeden dışarı çıkmamalılar. Bulutların arasından bile gelen gü­neş ışınları vücudumuza zarar veriyor. Gençleri­miz dermapeni sıklıkla tercih ediyor. Çünkü sivilcelerde çok etkili. Ben PRP’yi kesinlikle herkese öneriyorum.

 

Güzellik sektöründe hizmet veren kişiler olarak, sizin için güzelliğin tanımı nedir?

 

A.Ş.: Duruluk ve sadelik... İç güzelli­ği ve kişinin kendine duyduğu güven çok önemli. Bundan sonra sıra doğal tedavilere geliyor.

 

Son olarak buradan Londralı.com okurlarına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

 

A.Ş.: Sağlıklı beslensinler, ciltlerine baksın­lar. Su içsinler. Meyve sebze yesinler. Yağlı ve unlu yiyeceklerden uzak dursunlar. Sağlık sektörün­de çalışan insanlar olarak onlara bunları tavsiye edebiliriz.

 

D.Ş.: Cildimiz bizim ikinci atletimiz gibi... Ona iyi bakmamız gerekiyor. Küçük yaştan itibaren maruz kaldığımız zararlı ışın­lar, vücudumuzda kalıyor ve kimi zaman cilt kanserine kadar gidebiliyor. Bu yüzden dikkatli olmalılar. Ayrıca sizlerin aracı­lığıyla Posh Clinic ailesi olarak herkese sevgilerimizi ve selamlarımızı sunuyoruz.

 

Posh Clinic:

Telefon : 0208 681 21 21

Email: info@poshclinic.co.uk

Web Adresi: TIKLAYINIZ

 

Röportajlarımızın son bölümünde; konuklarımıza sorduğumuz eğlenceli sorulara 'hızlı' cevaplar vermelerini istiyoruz. Soruların iptali ya da cevap değiştirme gibi şanslarının olmadığını da belirtelim. Bakalım Deniz Bey ve Ayşegül Hanım sorularımıza '3 saniyede' nasıl cevaplar vermişler?

 

 

Deniz Şengül

 

1) √ Kıvırcık saç mı, düz saç mı?

 

2) Metro mu, √ otobüs mü?

 

3) Julia Roberts mı, √ Angelina Jolie mi?

 

4) √ Kitap okumak mı, televizyon izlemek mi?

 

Neden?: Gerçekleri okuyor olmak güzel.

 

5) Klasik bir soru olacak; ama √ gerçek aşkı bulmak mı, lotoyu kazanmak mı?

 

Neden?: Gerçek aşk, kalıcı bir dostluğu ve sağlam bir ilişkiyi temsil ediyor.

 

6) √ Sky Diving mi, Bungee Jumping mi?

 

7) √ Bir enstrüman çalmayı öğrenmek mi, yoksa yeni bir yabancı dil öğrenmek mi isterdiniz?

 

Neden?: Ortamın güzelleşmesi için birinin bir enstürman çalması önemlidir. İnsanları birbirine yaklaştırır.

 

 

Ayşegül Şengül

 

1)  Kıvırcık saç mı, √ düz saç mı?

 

2)  √ Metro mu, otobüs mü?

 

3) Julia Roberts mı, √ Angelina Jolie mi?

 

4) √ Kitap okumak mı, televizyon izlemek mi?

 

Neden?:  Böylelikle kendinizi daha iyi ifade edebilir ve geliştirebilirsiniz.

 

5)  Klasik bir soru olacak; ama √ gerçek aşkı bulmak mı, lotoyu kazanmak mı?

 

Neden?:Ruhu tedavi etmek gibi...

 

6) √ Sky Diving mi, Bungee Jumping mi?

 

7) Bir enstrüman çalmayı öğrenmek mi, yoksa √ yeni bir yabancı dil öğrenmek mi isterdiniz?

 

Neden?: Farklı toplumlarla tanışmak ve daha çok iletişim kurabilmek için...

 

Londrali.com / Copyright 2018 © Tüm Hakları Saklıdır

Röportajlarımıza siz de konuk olmak ister misiniz?
Röportaj Başvurusunda Bulun
Reklam

Facebook'ta Biz

Reklam
Tcca

Nerede olursan ol Londrali.com yanında

100'den fazla cihazda hizmetinizdeyiz!