Icon
MenuMenü
Cart
Londra
Londrali Limited

Lütfen Kemerlerinizi Bağlayın, İlk Uçuşumuz!

Web sitemizin yeni tasarımının yanı sıra, eklenen en yeni bölümü olan ‘Röportajlar’ bu haftadan itibaren sizlerle. Bu bölümde, her hafta ağırlayacağımız farklı bir konukla, sizlere keyifli içerikler sunmaya çalışacağız. İlk röportajımızın konuğu, AtlasGlobal’ın İngiltere Müdürü Mustafa Ebgü.


Mustafa Ebgü, yıllarını havacılık sektörüne vermiş başarılı bir yönetici. Şu anda AtlasGlobal’ın İngiltere Müdürlüğünü yürüten Ebgü, daha önce Kıbrıs Türk Havayolları’nda da görev yapmış. Kendisi ile gerçekleştirdiğimiz 3 saatlik güzel sohbetimizin özetini sizelere kısaca aktarmaya çalışacağız.

 

Mustafa Bey, öncelikle hoş geldiniz. İlk olarak, sizleri tanımayanlar için kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

 

Lefkoşa (Kıbrıs) doğumluyum. 11 yaşında İngiltere’ye geldim. Sosyal Bilimler mezunuyum. 1978 yılından bugüne havacılık sektöründeyim. İlk olarak, Kıbrıs Türk Havayollarına Satış ve Rezervasyon memuru olarak başladım. Yedi yıl sonra şeflik unvanı aldım. Şirketteki 10. yılımda Saha Müdürlüğüne terfi ettim. Ardından bunu İngiltere'de satış müdürlüğü takip etti.

 

2000 yılında Kıbrıs’a tayin olduğum için, İngiltere macerama kısa bir ara verdim ve 10 yıl Kıbrıs’ta kaldım. 2007’de ayrıldığım Kıbrıs Türk Havayolları’na, 2010 yılında Genel Müdür Danışmanı olarak geri döndüm. Uzun yıllarımı geçtiğim Kıbrıs Türk Havayolları’nın kapanması üzerine buradaki görevimden ayrıldım.

 

Ocak 2014’te AtlasGlobal’in (eski adı ile Atlas Jet) İngiltere müdürü olarak göreve başladım. Şu anda, Luton Havalimanında bulunan ofisimizde çalışmalarımı sürdürüyorum.

 

Birçok meslek kişilerin çocukluk hayalidir. Örneğin ben küçükken pilot olmak istemiştim ama gördüğünüz üzere gazetecilik yapıyorum. Havacılık sizin çocukluk hayaliniz miydi?

 

Çocukluk hayalim değildi. Kolejdeyken hukuk okudum. Biraz kısmet oldu diyebilirim ama uçaklara da bir ilgim vardı. Açıkçası bu kadar aktif olacağımı hiç düşünmemiştim.

 

Havacılık sektöründe unutamadığınız bir anınız var mı?

 

Elbette birçok anım var. En unutulmaz olanları, teknolojinin günümüz seviyesine gelmeden önce yaşadıklarım. Uçak biletlerinin bile elle yazıldığı bir dönemden bahsediyorum. Rezervasyon sistemi çok zor ve karışıktı. Özel kartların üzerine rezervasyon alınırdı. Hiç unutmuyorum, 23 Temmuz’da, yaz tatili için en yoğun zamanda bir arkadaşım ailesi için 12 kişilik rezervasyon istedi. Ben de kendisine tamam dedikten sonra görevli arkadaşlara haber verdim.

 

Uçuştan bir gün önce uçakta yer kalmadığını ve arkadaşımın rezervasyonun yapılmadığını öğrendim. Kovulma riskini de göze alarak Overbook (fazla rezervasyon yapmak) yapmaya karar verdim. Bir sonraki gün uçağın kalkış saati yaklaştıkça benim için stres dolu anlar artmaya başladı. Arkadaşım ailesi ile uçağa geldiğinde tamı tamına 12 kişi uçuşa gelmemişti. Onların tatile gitmesi benim de işime devam etmemi sağlamıştı.

 

1993 yıllında, İngiltere’ye gelen ilk uçağımızın iniş anı da beni oldukça duygulandırmıştı.

 

 

Böyle bir kariyerde size en çok desteği kim verdi?

 

Ailem dahil olmak üzere kimse bu sektöre gireceğimi düşünmemişti. Sanırım yeni çalışma ortamının getirileri ve disiplin benim ilerlememde fayda sağladı. Bu anlamda çalışma arkadaşlarımın en büyük destekçim olduğunu söyleyebilirim.

 

Bir gün Kıbrıs ya da Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musunuz? Yoksa sizin için artık bir Londralı mı demeliyiz?

 

Londra’da yaşamak, var olan sistem sayesinde çok kolay. Burayı aramayacağımı söylemem pek doğru olmaz. Belki de bunun en büyük sebebi insanların kurallara uyması ve benim bunu seviyor oluşum.

 

Eğer bir gün dönersem tercihim Karadeniz bölgesi olur. Sıcağı çok sevmediğim için yaşamak için orayı düşünebilirim. Ayrıca doğasıyla da bana çok cazip geliyor.

 

Peki Londra hayatınızın neresinde? Sizin için vazgeçilmez mi?

 

İşim gereği son 3 yıldır Londra’dayım. Vazgeçilmez değil ama alışkanlık yaptığını söyleyebilirim. Şimdilik burayı tercih ediyorum. 

 

İşiniz gereği çok insanla tanıştığınızı düşünüyorum. Bu anlamda sizi etkileyen birisi oldu mu?

 

Asil Nadir’in şirketinde çalıştığım zamanlarda, onu çok fazla görmüyorduk. Daha sonra farklı bir projede (Geçitkale) birlikte çalışma fırsatımız oldu. Çalışma tarzı ve zekiliği beni oldukça etkiledi.

 

 

Toplumumuzun gençlerle iyi bir iletişimi olduğunu göremiyoruz. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Yeni jenerasyonun, kendisini daha çok eğitime verdiğini düşünüyorum. Benim şahsi düşüncem, bizler gençlere çok fazla bir şey aktaramıyoruz. Bu anlamda bir kopukluk olduğunu düşünüyorum. Paranın öncelikli oluşu, gençlerle olan iletişimi geri planda bıraktı. Kimse gençlere bir şeyler öğretip onlara yol göstermiyor. Kendi insanımıza, özellikle gençlerimize destek olmalıyız.

 

Bir havacı olarak; hava, kara ve deniz ulaşımından hangisini tercih edersiniz? Sizce en keyifli ulaşım türü hangisi?

 

Araba kullanmayı seviyorum. Kalabalık şehir merkezlerine yolum düştüğünde ise metro kullanıyorum. İkisi de eşit diyebilirim. En çok zevk aldığım ise uzun mesafe uçak yolculukları.

 

Havacılık dışında herhangi bir deneyiminiz ve çalışmalarınız oldu mu? Hangi sektör de çalışmak isterdiniz.

 

Çok enteresan ama balıkçı olmak isterdim. Sanırım bu meslek bana gerçekten hitap ederdi.

 

Hayvanlara karşı bir ilginiz olduğunu öğrendik. Bu konu hakkında ne söylemek istersiniz?

 

Hayvan bir insan kadar önemlidir ve bakımı da oldukça zordur. Daha önceleri bir köpeğim vardı. Tek olduğum için zamanım olmuyordu ve ayrılmak zorunda kaldık. İlerde yine hayvanlarımın olacağını düşünüyorum.

 

Londra’da yapmaktan en çok keyif aldığınız bir şey var mı? Favori yerleriniz, şehirleriniz ve ya aktiviteleriniz nelerdir?

 

Doğa sporlarını çok seviyorum. Ayrıca yedi yıl kadar karate ve aikido yaptım. Londra dışında İstanbul’u da çok severim. İngiltere’de ise tercihim Yorkshire. Doğası ve mimarisiyle çok güzel bir şehir.

 

 

Röportajlarımızın son bölümünde; konuklarımıza sorduğumuz eğlenceli sorulara 'hızlı' cevaplar vermelerini istiyoruz. Soruların iptali ya da cevap değiştirme gibi şanslarının olmadığını da belirtelim. Bakalım Mustafa Bey sorularımıza '3 saniyede' nasıl cevaplar vermiş?

 

1) √ Türk Sanat Müziği mi, Pop müziği mi?

 

2) √ Airbus mı, Boeing?

 

Neden?: Teknolojik oluşu Airbus'ın kullanımını kolaylaştırıyor. Boeing daha manuel.

 

3) √ Fenerbahçe mi, Galatasaray mı?

 

4) Tiyatro mu, √ Sinema mı?

 

5) √ Sibel Can mı, Madonna mı?

 

6) Rakı mı, √ Bira mı?

 

7) Ofisinizde evcil bir hayvan beslemek zorundasınız. Tercihiniz √ Yılan mı, Fare mi olurdu?

 

Neden?: Fareyi ona yedireceğim (Kahkahalar).

 

Kahkahalarla, mutlu bir şekilde tamamladığımız röportajımızın ardından Mustafa Bey ile birer kahve içmeyi de ihmal etmedik. Kendisine bizlerle birlikte olduğu ve güzel sohbeti için teşekkür ederiz. Bir dahaki röportajımızda görüşmek üzere, şimdilik hoşçakalın...

 

Londrali.com / Copyright 2015 © Tüm Hakları Saklıdır

Röportajlarımıza siz de konuk olmak ister misiniz?
Röportaj Başvurusunda Bulun
Reklam
Yeni Türkü Live In London DC Side

Facebook'ta Biz

Reklam
Tcca

Nerede olursan ol Londrali.com yanında

100'den fazla cihazda hizmetinizdeyiz!